Hafif Çanta, Büyük Keyif

Şehirden birkaç günlüğüne de olsa uzaklaşmaya mı karar verdiniz? Yoksa içinde doğa yürüyüşünün de bulunduğu bir faaliyet mi planlıyorsunuz? Belki de hiçbir aracın ulaşamayacağı bir yere gitmeyi planlıyorsunuzdur. Sırt çantanız kaç litre? 50? 70? 100!? Peki kaç kilo? 15? 20? 30? Doğru malzeme seçimi ve birazcık planlamayla doğa yürüyüşünün bir çileye dönüşmesini önleyebilirsiniz.

Bu tarz nereden çıktı?

90’lı yıllarda Amerika kıtasında popülerleşmeye başlayan bu akım, 9 kilo altındaki çantalara hafif, 4.5 kilogramın altındaki çantalara ise ultra hafif denilmesiyle devam ediyor. Rakamlar çok mu uçuk geldi. Aslında o kadar da zor değil.

Ağır ve gereksiz malzemelerden kurtulun

polyester-ust
Hafif kıyafetler için tıklayın

Doğa aktivitelerinde kullanışsız malzeme taşımak, en sık yapılan hatalardan biridir. Hangi malzemenin gerekli, hangisinin gereksiz olduğunu belirlemek tamamen deneyime bağlıdır. Bir önceki faaliyetinizde kullanmadığınız malzemeleri bir kenara bırakın, kullandıklarınıza ise alternatifler düşünmeye başlayın.

Giyim konusunda, pamuk malzemeden uzak durun; özellikle kot pantolon tarzı kıyafetlerden. Doğada kullanılabilecek en uygun uygun kıyafetler, sentetik olanlardır. %100 polyester kumaşa sahip tekstil ürünü hem hafif olacaktır hem de teri rahatlıkla dışarı atacaktır. Ayrıca sentetik veya doğal yollarla ölmüş kuşların tüyü kullanılarak üretilen mont ve uyku tulumları da kullanabilirsiniz. Kuş tüyü ürünler daha pahalı olmalarına rağmen oldukça hafifti ve sıcak tutar. Günümüzde sentetik teknolojilerin ilerlemesi sayesinde her geçen gün kuş tüyü kalitesine yaklaşılmaktadır.

plastik-catal-kasik
Plastik çatal-kaşık için tıklayın

Mutfak malzemeleri olarak titanyum veya alüminyum malzemeleri tercih edin. Her yemek için farklı bir tencere ya da tava kullanmayın, mümkünse tek bir küçük tencere ile herşeyi halletmeye çalışın. Çatal, kaşık, bıçak yerine sadece BPA içermeyen plastik bir kaşık taşıyın. Çelikten uzak durun. Kartuş, ocak takımı yerine küçük ve kontrollü ateş yakmaya çalışın.

Aydınlatma konusunda, her yeri değil sadece baktığınız yeri aydınlatın. Küçük, hafif ve LED bir kafa lambası rahatlıkla işinizi görecektir.

Çadır olarak küçük modellere yönelin, yüksek kubbe tipi modeller yerine alçak tavanlı bivak çadırlarını tercih edin. Eğer gideceğiniz yerde sivrisinek sıkıntısı yoksa sadece bivak torbası kullanarak bile konaklayabilirsiniz.

bivouac
Alçak tavanlı bivak çadırları için tıklayın

Kalorisi yüksek ve az yer kaplayan besinleri tercih edin. Trekking çok fazla kalori yakmanıza neden olan bir aktivitedir. Kaybettiğiniz kalorileri yerine koymak için bol karbonhidrat içeren ve hafif yiyecekler tercih etmelisiniz. Ortalama bir insan günde 2000 – 2500 kalori harcarken, bu sayı birkaç saat doğa yürüyüşü yapan bir kişi için 4000 – 5000 kaloriyi bulabilir hatta çok yoğun aktivitelerde geçebilir. Beslenmede kahvaltı bol karbonhidrat içeren ve hafif besinlerle yapılmalıdır. Böylece yediğiniz yemek enerji sağlarken, yemeğin etkisiyle yürüyüş performansınız kötü etkilenmez. Akşam yemeğine kadar düzgün bir öğün yemek, yürüyüşünüze bir katkı sağlamaz. Bunun yerine atıştırmalıklar ile beslenmek ve kalori almak önemlidir. Atıştırmalıkların kuruyemiş, bisküvi v.b. ürünler tüketilebilir. Akşam öğününde ise toparlanma sürecini daha verimli hale getirip hızlandırmak için, hem de kaybettiğiniz kalorileri kapatmak için protein ve karbonhidrat karışımı tüketmelisiniz. Benim tercihim hafifliği ve besin değerleriyle bulgur – sucuk karışımından yana; tabi bunun yanında makarna, patates püresi (toz), ton balığı (tercihen paket, konserve değil) v.b. yiyecekler tüketilebilir.

kafa-lambasi
Kafa lambaları için tıklayın

Tüm yiyecekler bir yana, sıvı alımı da hayati rol oynamaktadır. Susama belirtileri ortaya çıkmadan sıvı almak performansınızı doğrudan etkiler. Hafif stil trekking aktivitelerinde en büyük sorun sıvı kontrolüdür. Aktivite öncesinde su kaynakları veya su tedarik edebileceğiniz yerleri doğru planlamak, verimli ve keyifli bir yürüyüş için vazgeçilmezdir. Sürprizle karşılaşmak veya yanlış planlama faaliyetinizin yarım kalmasına sebep olabilir. Ayrıca eğer karlı bir ortamda faaliyet yapıyorsanız, kar suyu eritmek en önemli, belki de tek, sıvı kaynağınız olacaktır. Bu sular elektrolitlerden yoksun olduğu için kesinlikle içine elektrolit katılması gerekmektedir. Bunu çay, kahve, toz içecekler, hatta toprak ile yapabilirsiniz. Son olarak, temizliğinden emin olmadığınız suyu içmeniz oldukça risklidir, bu ihtimali ortadan kaldırmak için belli yöntemler mevcuttur, en kesin ve pratik olanı suyu kaynatmaktır.

Planlı faaliyet, en rahat faaliyettir

article-1-avec-screen

Faaliyet süresi uzadıkça plansızlık gereksiz ağırlık taşımak veya yetersiz malzemeye sahip olmak gibi problemlere yol açabilir. 2 – 3 günlük trekking aktivitelerinde ayrıntılı planlama yapılmadan basit planlar ile ilerlenebilir. 5 günü aşan ve medeniyetten uzakta gerçekleşen faaliyetlerde ise ayrıntılı bir planlama şarttır.

Planlamanın ilk aşaması, bölgenin tercihen izohips haritasında gidilecek yerin ve yolun belirlenmesidir. Bu aşamada yolun eğimi, bitki örtüsü, su olanakları gibi etmenler göz önüne alınarak “mantıklı” bir yol haritası çıkartılmalı, tahmini yürüyüş süreleri belirlenmelidir. Böylece yanınızda bulundurmanız gereken ekipmanların daha etkili şekilde listesini çıkartabilirsiniz ve gereksiz olanlardan kurtulabilirsiniz.

yagmurluk
Yağmurluklar için tıklayın

Hava durumu da kesinlikle planlamanızın içinde bulunmalıdır. Hava sıcaklığının yanı sıra yağış miktarı ve zamanı kesinlikle kontrol edilmelidir. Aktivitenizden 15 gün önce kontrole başlayabilir ve belli aralıklarla (son günlere doğru daha yoğun) kontrol edebilirsiniz. Böylece yanınızda daha az kıyafet taşıyarak, ağırlıktan tasarruf yapabilirsiniz. Fakat yanınızda her duruma karşı bir su ve rüzgar geçirmez ceket taşımanız,  beklenmedik sürprizlere karşı sizi hazır tutacaktır. Özellikle dağda yapılan doğa yürüyüşlerinde hava beklenmedik şekilde davranabilir, en azından temel malzemelerin yanınızda bulunması birkaç gram daha ağır olmanıza neden olsa da en güvenli seçenektir.

Ağırlığınıza en çok etki eden faktör kesinlikle beslenme olacaktır. Uzun süren trekking aktivitesinde ağırlığın büyük bölümünü yanınızda taşıdığınız besinler ve sıvılar oluşturur.  Yiyeceğiniz her öğünü kağıt üstünde planlayıp bu plana sadık kalarak büyük ağırlıklardan kurtulabilirsiniz. Hatta daha da ileriye giderek sabah yiyeceğiniz zeytin sayısını hesaplayıp, çekirdekleri çıkartılmış zeytin götürmek gibi başta mantıksız görünen fakat uzun vadede hatrı sayılır bir ağırlık azalması sağlayan hesaplamalar yapmanın zararı yoktur. Her şeye rağmen, doğanın nasıl davranacağını bilemezsiniz. Bu yüzden her ihtimale karşı 1 gün fazladan orada kalınıyormuş gibi erzak götürmek, güvenliği elden bırakmamak adına en mantıklı seçenektir.

En önemlisi keyif alın

Evet, hafif bir çantaya sahip olmak, trekking’de daha az enerji harcayarak ve daha hızlı ilerlemenizi sağlayabilir. Fakat daha hafif olmak için keyifsiz bir aktiviteye bulaşmayın. Güvenliğinizi asla ihmal etmeyin. Şehirden uzaklaşmanın ve doğanın tadını sonuna kadar çıkartın!

Ege Kurt

Tırmanış, Kamp, Su Sporları Çevirmeni


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s