Eşpedal’ın Kaz Dağları Tandem Turu

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü yüksek lisans öğrencisi Mustafa İşçier görme engellileri bisiklet ile buluşturan Eşpedal Derneği’yle Kaz  Dağları’na yaptığı tandem turunu anlatıyor. Keyifli okumalar 🙂


Merhaba dostlar bu yazımda görme engellilerin hayatında yer alan çeşitli erişilebilirlik uygulamalarının; yani bilişim erişim ve teknolojik birçok inovasyonun dışında birçoğumuzun çocukken kullandığı hayatımızda bir şekilde yer eden bisikletten bahsetmek istiyorum. Gören birçok insanın görme engelli bir bireyin bisiklet sürdüğünü duyduğunda verdiği tepki; görme engelli birisi nasıl bisiklet kullanır? Tek başına bisiklet kullanabilir mi? Gibi birçok soru hepimizin karşılaştığı veya karşılaşabileceği reaksiyonlardır. Bu yazımda ben de iki yıldır faaliyet gösterdiğim, başkanlığını yürüttüğüm Eşpedal Derneği’nden ve tandem bisikletten söz etmek istiyorum.

espedal-gezi

Nasıl Bisiklete Biniyoruz?

Birçok dilde tandem (ikili bisiklet) olarak adlandırılan özel bisikletlerle bunu yapmak mümkün…

Bizim Eşpedal olarak tanımladığımız ikili bisiklet; çift selesi, çift gidonu ve çift tahrik ünitesi ile engelli engelsiz yol arkadaşlığını eş güdümlü hareket ve denge unsurlarını, eşit özveri ve emek ile bisiklet üzerinde pekiştirmenin aracıdır…

Kısaca tanımlayacak olursak: Eşpedal bisiklet işlevi bakımından görme, işitme ve bedensel engellilerin denge ve kondisyon gelişimlerinin yanı sıra, sportif faaliyet ve sosyalleşme sürecini bir arada yürütmeyi amaçlayan mobil rehabilitasyonun ve sosyal adaptasyonun aracıdır…

Eşpedal Derneği ne yapıyor?

Birçok gönüllü arkadaşımızla başlattığımız Eşpedal projesi, engelli engelsiz bisiklet tutkunu bireyleri bir araya getirmek, sağlam uzun süreli dostlukları bisiklet üzerinde yol arkadaşlığı ile pekiştirmek gibi amaçlar taşıyor…ana merkezimiz İstanbul olmak üzere 6 farklı ilde; İzmir, Denizli, Bursa, Eskişehir,  Ankara ve Kayseri olmak üzere faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Bize ulaşmak, faaliyetlerimize katılmak ve birlikte pedallamak isterseniz eşpedal derneği fan sayfamızı: Eşpedal Derneği ziyaret edebilirsiniz.

Bu bağlamda, Anadolu’nun eşsiz güzelliklerini yerinde keşfetmek adına çeşitli tur ve organizasyonlar yapıyoruz…Her biri birbirinden güzel ve anlamlı olan bu organizasyonlar, belleğimizde hayatımız boyunca unutamayacağımız şekilde izler ve birbirinden güzel anılar bırakıyor…

Öyle ki, geçen Kaz Dağları’ndaki Eko Festival’de konser veren etnik bant ve cümbüş cemaat müzik gruplarının şarkıları halen kulaklarımda çınlıyor…☺️

img_1887

Kaz Dağları Ekofest 2015 Turu

Neyse fazla uzatmadan beni her yönüyle çok ama çok etkilemiş olan kaz dağları Ekofest 2015 turundan bahsetmek istiyorum… Toplam 220 km yol yaptığımız bu turda, %15 eğimlerin, zorlu toprak ve patika dağ yolarının olduğu uzun parkurlar aşıldı…

Yol çok zorluydu fakat turun amacı ve ekibin yol arkadaşlığına ve eşpedalca bisiklet tutkusuna duyduğu inanç dağları bile dize getirdi…

19-23 ağustos arası yapılan etkinlik kusursuz bir şekilde tamamlandı…

Amacımız

Kısaca turun amacını vurgulayacak olursam, Kaz Dağları’nda pervasızca sürdürülen madencilik faaliyetlerine dur demek, gözü dönmüş sermayenin doğayı talan etmesi ve ağaç kıyımına yol açmasını protesto etmek amacıyla oradaydık… Nitekim bu kutsal amaç da yol boyunca bizi motive etti diyebilirim…

espedal

Tur Öncesi 

Bu bölümde, tur öncesinden aklımda kalanları paylaşmak istiyorum… 19 Ağustos Çarşamba sabahına saat 07.00’a İdo’dan Bandırma’ya çıkartma yapmak için bilet almışız… Her türlü teknik hazırlık tamam, yalnız saatin beşinde kalkmamız Kadıköy’ün orada Marmaray’ın Ayrılık Çeşmesi durağına gelmemiz lazım en erken saat 06.00’da kalkan metro var… Millet tatlı uykusunda… Sabahın körü… Yani ben☺, Safa ve hakan abi ile iş başındayız… Metroya biniyor, İdo için Yenikapı’ya geliyoruz, burada Atakan ile buluşuyor ve vapura biniyoruz…

Tur Esnası

2 saat 15 dakika süren feribot yolculuğumuz sonrasında, Bandırma’ya çıkartma yapıyoruz. Demir atları dizginleyip, yola koyuluyoruz. İlk hedefimiz Gönen. 40 km’lik yol alıyoruz… Yol hafif düzlük ve yorucu değil. Nihayetinde, 2 saatlik parkuru tamamlıyor, Gönen’e varıyoruz. Ekipçe biraz dinleniyor, karnımızı doyuruyoruz. Tatbikî Gönen’e gelmiş, höşmerim yememiş olmaz ☺ Birbirinden güzel meyve tanecikleri dondurma ile buluşuyor, höşmerimin eşsiz lezzeti elbette dondurma ile yolun hararetini ve yazın sıcağını unutturuyor. Bir de höşmerim yediğimiz yerde, tesadüfen tanıştığımız bisikletli dostumuz cengiz abinin tatlı sohbeti ve Gönen çıkışına kadar bize refakati unutulmaz bir anı doğrusu…

Yolcu yolunda gerek diyoruz nihayetinde, demir atları koşuyoruz. Gönen – Yenice yol ayrımı, bu sefer zorlu parkur başlıyor, 55 km tırmanış. Kaz Dağları göründü. Gönen Çayı’nın sesi coşkun akışı taaa yoldan duyuluyor, bu sese kayıtsız kalamıyor, çaya iniyoruz. Çayın akışını yerinde dinliyor, serin suyun tadını çıkarıyoruz…

Bu turda suyun gurmesi oldum diyebilirim… Yolda rast geldiğimiz çeşmeden su içiyor, el yüz yıkayıp ferahlıyoruz. Yükselti arttıkça doğal olarak sular soğuyor ve tatları bir öncekinden kat ve kat daha güzel oluyor.

Hele ki Çakır Köyü yakınlarındaki çam ve kekik tadı yanı sıra her iki aromanın kokularını da içeren bir su var ki sormayın! Eşsiz bir tat ve koku barındırıyor…

Kamp

Neyse, uzatmayayım… Akşamüstü konaklayacağımız Kayatepe mevkiine geliyoruz. Çanakkale’nin yenice ilçesine bağlı bu köyde, köy kahvesinde ahaliyle selamlaşıyor, sohbet ediyoruz…

Köylüyle halleştikten sonra, konaklayacağımız kamp alanına geçiyoruz, çadırlarımızı kurup, derin uykulara dalıyoruz… Yıldızlı gecenin kuytusuna bıraktığımız yorgunluktan sıyrılıyor, neşeyle doğan güneşi selamlıyoruz. Kısacası bol pedallı olacak bir günün sabahına uyanıyoruz. Hamdi Efendi beldesinde, kahvaltı yapıp, Edremit’e yola koyuluyoruz.

Edremit Yolu

Şimdi izleyeceğimiz parkur, düne nazaran daha kolay. İnişli çıkışlı bir yol. Yolda, yine muhteşem tat ve serinlikte çeşmeler yanı sıra yeterli olgunlukta böğürtlen ve şeftali ağaçları var. Helali hoş olsun hepsinden teker teker tadıyoruz. Epeyce yol aldıktan sonra, Gülsüm Ana Konağı’na geliyoruz, avlusunda, çark köşesi bulunan nostaljik bir mekan. Burada, soğuk ayran yanı sıra gözlemeleri afiyetle götürdükten sonra, Edremit’e varmak üzere yollara düşüyoruz.

Bu kez yolda, enteresan bir şey oluyor. Ondan bahsetmeden geçmek istemiyorum… Biz Safa ile yokuş aşağı tandem ile yardırırken, Hakan abi şapkasını eline almış, yarış atına binmiş jokeyler gibi atın kalçasını kamçılarcasına şapkasını bisikletin götüne vura vura geçiyor. Betimlenen tabloya yol boyu çok güldük diyebilirim. Neyse uzun süren bir maraton sonunda, Edremit Altınoluk’a geliyoruz…

Burada, ekibe katılacak Deniz ve Şevket’in akrabası olan İlyas abinin evinde konaklıyoruz. Akşama mangalda sardalya var. Hem balıkları afiyetle götürüyor, hem de İlyas abinin doyumsuz sohbetinden nasipleniyoruz…

İzmir ekibini beklemeye koyulurken, Altınoluk’u geziyoruz. İzmir ekibi gelince, vakit kaybetmeden Eko Festival alanına yani Kaz Dağları’nı yeniden tırmanışa geçiyoruz. Toplamda 25 km olan yol, genellikle dik yamaçlar, keskin virajlı toprak yoldan oluşuyor… Yol üzerinde, Narlı Köyü var. Yorucu bir parkur nihayetinde, coşkun akan bir şelale önünden kamp alanına varıyoruz….

Ekofest ve Kamp

Eko Festival’e bisikletler ile girişimiz çok muhteşem oluyor, onlarca göremediğim ama hissettiğim tebessümlü bakışlar bizi karşılıyor. Çadırlar kuruluyor, gece yaklaştığı için kamp ateşi yakılıyor. Gecenin ilk ışıklarında, binlerce yıldız kaz dağlarının doruklarında dans ederken, bir insan ummanı ateş etrafında toplanıyor, art arda konser veren Kararsızlar, Etnik Bant, Cümbüş Cemaat ve Zeybekler adlı müzik gruplarını coşku ve heyecan içinde yer yer eşlik ederek dinliyor…

Eğlencenin tavan yaptığı geceler ardından, birçok panel ve forum düzenleniyor, ağacın, suyun kısacası ekosistemin önemi anlatılıyor. Merak edenler için mandala ve ritim atölyeleri veriliyor. Kısacası, doğal bir laboratuvar olan ekosistem bu kamp aracılığıyla yerinde keşfediliyor. Aslında, biz bisikletliler mobil gözlemciler olarak doğa insan etkileşimini yollarda kamplarda daha iyi gözlemliyoruz. Toprak ananın bağrında geçen günleri her eve dönüşte arıyoruz. Beton yığınları arasında yeni turlara yeni doğal güzelliklere doğru pedal çevirene dek yeni turların yeni arkadaşlıkların umudu ve hayali ile yaşıyoruz…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s