Sporun Tarihçesi

Sporun sağlığımıza ve mutluluğumuza sağladığı katkıyla hayatımızda önemli bir yeri olduğunu biliyoruz. Ancak sporun önemi yalnızca bireysel etkileriyle sınırlı değil, spor aynı zamanda birlik ve beraberlik duygusu yaratarak barış ve kalkınmayı da önemli ölçüde teşvik ediyor.




Spor olumlu bir sosyal değişim yaratmak adına hiç olmadığı kadar itici bir güç konumunda. Bu özgün ve güçlü araç sayesinde her yıl birçok insanın eşit ve devredilemez hakları ile itibarları korunuyor. Bu yüzden dünya üzerindeki birçok büyük sporcu Birleşmiş Milletler ile iş birliği yaparak; kendilerini açlık, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çevrecilik gibi önemli konulara adıyorlar. Bu aracı doğru kullanabildiğimiz takdirde; kadınları, kız çocuklarını ve engellileri toplum içerisinde bir yer edinmeleri adına cesaretlendirebilir, sporu okullardaki eğitimin önemli bir parçası haline getirebilir ve eşitlik adına çok önemli bir adım atabiliriz.

Sporun Kısa Tarihçesi

5_303
www.gezimanya.com

Spor tarihinin ilk izini antik Yunanlara kadar sürebiliriz. Antik Yunan heykellerini incelediğimizde, o tarihlerde sağlıklı ve atletik bir vücut yapısına ne denli hayranlık duyulduğunu görebiliriz. Öyle ki, bu toplum resmi törenlerinin yanı sıra cenazelerde bile çeşitli yarışlara yer veriyordu ve bu tutku, kısa süre içerisinde evrilerek milattan önce 776 yılında Olimpik oyunlara dönüştü. Başlangıçta tek günlük bir atletik buluşmayla sınırlı olan ve dört senede bir gerçekleşen bu etkinlik, tüm stadyumu çevreleyen bir koşu müsabakasından oluşuyordu. Zamanla çeşitli disiplinler de etkinliğe dahil olarak olimpiyatların kapsamı genişledi. Bu disiplinler arasında disk atma, cirit atma, uzun atlama, boks, güreş, at arabası ile gerçekleşen yarışlar ve Pentatlon bulunuyordu. Kazananlarsa zaferin basit bir işareti olarak başlarına zeytin dalından oluşan bir çelenk takıyordu. Esasında o zamanlar olimpiyatlar, tapınağı Olympia’da bulunan Yunan Tanrısı Zeus’u onurlandırmak adına gerçekleştirilen dini bir festivaldi.

Greek civilization, Plinth of kouros statue, bas-relief depicting wrestlers, circa 510 B.C., detail, from Kerameikos necropolis in Athens, Greece
www.kozanbilgi.net

Viktoryen döneme geldiğimizdeyse, sporun endüstriyel kapitalizm ve sınıf eşitliği bağlamında gelişim gösterdiğini görebiliriz. Bu dönemde spor, orta sınıfın hakimiyet kurduğu bir alandı ve teknoloji, devlet okulları ve yönetim organları çerçevesinde gelişme göstermeye başladı. Amatör ve profesyonel sporun birbirinden ayrı disiplinler haline gelmesi de bu döneme rastlıyordu. Dünya savaşları esnasındaysa spora katılım, toplumun tüm sınıflarını da kapsayacak şekilde düzenli bir şekilde artmaya devam etti. 1930’larda futbol en popüler spor disiplini haline geldi ve özellikle seyirciyle gerçekleştirilen spor müsabakalarında ticarileşme git gide arttı.



Sporun insanlığın uyumlu gelişiminde ve barışın inşasında önemli bir rolü olduğuna inanılıyor ve gelişmekte olan ülkelerde sporun gelişimi adına fırsatlar yaratılarak bir umut ışığı ile birlikte dostluk hissi yaratılmaya çalışılıyor. Bunun yanı sıra savaştan kaçarak ülkelerini terk etmek zorunda kalan göçmenlere sporun tedavi edici gücü ulaştırılmaya çalışılıyor. Çünkü her çocuğun ve insanın spor yapmaya hakkı olduğuna inanılıyor.

Siz de sporla buluşmak ve spor dünyasında kendinize en uygun sporu bulmak istiyorsanız online satış mağazamıza gelebilirsiniz,

Sporla kalın!


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s