Decathlon’lu Bir Balıkçı Anlatıyor!

Merhaba !

Ben Eray,İzmir Balçova  mağazasında part time satış asistanıyım.  Balıkçılık uzmanlık alanım o yüzden Decathlon blogda size hayatımın büyük bölümünde faal olarak yaptığım sporumdan bahsetmek istedim.

IMG-20170320-WA0018

Balık tutmak benim için bir yaşam biçimi oldu 15 senedir. Mutlu olduğumda, hüzünlü olduğumda veya bir karar almam gerektiğinde soluğu balıkta alırım. Bu serüvene dedem sayesinde başladım. Henüz 12 yaşındayken dedemle gittiğimiz bir avda 1 kilo civarı bir antenli mercan yakalamamla başladı o gün balıkçılık tabiri ile zehiri aldım. (zehir almak: balıkçılık hobisinin kişinin ruhuna işlemesi:)) O gün bu gündür her fırsatta balığa gidiyorum.

15 senedir sayısız av yaptım yeri geldi küçük balıkları parmağımda hissedip yakalamadım , yeri geldi akşam aileme tavada benimde balığım olsun diyeceğim balık götürüp ailecek yeme fırsatımız oldu. Benim yapmış olduğum amatör balıkçılık; hiçbir maddi çıkar gözetmeksizin sadece hobi amaçlı yapılan bir spor.

Adı üstünde hobi olan bu spor çok büyük sabır ve emek ister. Balık tutmaya gidecekseniz eğer önce siz iyi olacaksınız sağlıklı olacaksınız ki yaptığınız hobi size zevk versin eziyete dönüşmesin. Balığa gitmek sizi biraz olsun şehir hayatından uzaklaştırır, yaşadığınızın farkına varırsınız. En önemlisi siz balığa gittiğinizde kendinizle baş başa kaldığınızı zannedersiniz fakat denizdeki milyonlarca balık sizinle beraberdir…

20170329_005456

Evden çıkmadan heyecan sarar, balığa gideceğiniz her gün sanki ilk defa balığa gidiyormuş hissi verir. Eğer aileniz ile birlikte yaşıyorsanız sizinle birlikte aile bireyleride hazırlanmaya başlar(annem tost hazırlamaya başlıyor J). Gitmeden bir gün önce iğneler hazırlanır yemler alınır özenle takım çantası ayarlanır. Öyle ki yanınıza buzluğuna varıncaya kadar alırsınız sanki bütün deniz sizi bekliyor…

Av günü saati gelip çattığında malzemelerinizi alır av yerine gidersiniz. Balıkçılık adabıdır; balık tuttuğunuz yerde sizden önce birileri avlanmaya başlamış ise ‘’rastgele’’ denir, selam verilir. O an zaten ortamın verdiği sıcaklık ile oltanızın denize gittiğini anlamadan yanınızda varsa arkadaşlarınız yoksa oradaki abiler, ablalar sanki 40 yıllık dostunuzmuş gibi çay ikram eder yemeğiniz yoksa yemeğini paylaşır. O anlar gözler oltanın ucundadır ama her an davetsiz misafir gelip kapıyı çalabilir… Beklersiniz dakikalar geçer saatler geçer yakaladığınız bazı balıkları sepete bazılarını büyüyüp gelsinler diye tekrar denize bırakmışsınızdır ama en keyiflisi benim için dünyayı ayıran çizginin tam ucundasınızdır bir ayağınız denizde bir ayağınız karada.

20160226_180851

Böyle günler geçer seneler geçer ama dostluklarınız baki kalır. Bazen fırtınalı havada ıslanırsınız bazen de güneşli havada güneşlenirsiniz. Balık hobisi çok ayrıdır benim gözümde ucuna ne geleceğini bilmediğiniz halde atarsınız ama bilirsiniz ne olursa olsun o anı yaşamak , o mutluluk hiçbir yerde yoktur.

‘’Kaçan balık büyük olur.’’ Diye bir atasözümüz vardır çok doğru söylenmiş denizde kaçırdığımız balıkların hepsi çok büyüktür bazen kamışı alıp götürür bazen iğneyi alıp götürür deriz ama hayatın bizden neler alıp götürdüğünü farketmeyiz. Umuyorum ki ; bu yazıyı okuduktan sonra kendizi deniz kenarında elinizde olta ,küçük misafirinizi bekliyor olursunuz…

Bir sonraki yazılarımda görüşmek üzere !

Hoşçakalın!

 


Bir Cevap Yazın