Şehrin karmaşasından, gym ve fitness salonlarından bunaldıysanız ve çok da uzaklaşmadan doğayla kucaklaşmak istiyorsanız, İstanbul’a yakın spor yerleri sizi bekliyor. İster trekking, ister rafting, ister snowboard ya da kayak sevdalısı olun, fark etmez. Maksimum birkaç saat içerisinde kendinizi bambaşka bir dünyada bulabilirsiniz. Hem sporla ve doğayla iç içe bir kaçamağı kim istemez ki? Hayallerinizi ve ekipmanlarınızı hazırlayın, dört mevsim maceraseverler için beş ayrı önerimiz var.

1- Nüzhetiye’nin Kestane Ormanlarında Trekking

trekking

İstanbul’a sadece 120 km uzakta, İzmit Körfezi’nin güneyinde, Samanlı Dağları’nın 600 metrelik bir zirvesinde kurulu bir orman köyü Nüzhetiye, trekking meraklılarının gizli mabetlerinden. Kayın ve kestane ormanlarının ortasında, şırıl şırıl akan dereler, şelaleler ve dağ meyveleri arasında yürürken seslerini daha önce hiç duymadığınız kuşların cıvıltılarına hayran kalabilirsiniz. Köyün girişindeki küçük şelalenin dibine kurulu olan alabalık çiftliğinin yanındaki patikadan başlayan rota, Nüzhetiye Şelalesi’nde sonlanıyor. Dönüşte yorgunluğunuzu atmak ve günü sağlıklı bir öğünle tamamlamak isterseniz, alabalığın yanında Gürcü usulü mısır ekmeği ‘mçadi’ ve köyde yetişen yeşilliklerden yapılmış salataları sizi bekliyor.

2- Kartepe’de Hem Kayak, Hem Snowboard, Hem Trekking, Hem ATV

Kış turizminin son yıllardaki gözdelerinden biri de Kocaeli’ne bağlı Kartepe. Etrafı kestane, meşe, çam, fındık ormanlarıyla çevrili olan zirve, Marmara Bölgesi’nin 3. yüksek noktası. İstanbul’a 140 km uzaklıkta olan zirveye ulaşım, sık sık tuzlama yapıldığından dolayı çoğu zaman sorunsuz ilerler. Kartepe’de, tek Ski Pass ile değişik zorluk dereceleriyle her düzeye hitap eden pistlerin hepsini deneyip dilediğinizde kayabilirsiniz. Pistin zirveye çıkan dört ayrı lift noktasından üçü yolcuları oturarak taşıyan telesiyej, biri ayakta taşıyan teleski. Fakat Kartepe yalnızca bir kayak merkezi değil. Bahar ve yaz aylarında da trekking ve ATV meraklılarını kendine çeken muhteşem doğası, Maşukiye, Suadiye, Derbent, Sarımeşe gibi birbirinden güzel köyleri kapsayan rotalar sunuyor.

3- İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nda Kamping 

kamp.png
Arkadaşlarla kamp atmak mükemmel değil mi?

İnanılmaz ama gerçek; Dünya’nın Amazon Ormanları’ndan sonra en büyük longoz ormanına İstanbul’dan sadece 3 saatlik bir araba yolculuğuyla ulaşmak mümkün. İstanbul’a yalnızca 190 km uzakta bulunan İğneada Longoz Ormanları, maalesef yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan, akıllara durgunluk verecek güzellikte bir ekosistem. Yıldız / Istıranca Dağları’nın sayısız endemik memeli, kuş, sürüngen ve bitki türüne ev sahipliği yapan habitatının yanında, gölleri ve Bulanıkdere Lonozları’nın masalsı görüntüsü karşısında büyülenmemek mümkün değil. Civarda ücretsiz kamp atabileceğiniz birkaç tesis bulunduğu gibi, gözünüze kestirdiğiniz hemen hemen her yere çadır atabilirsiniz.

4- Melen Çayı’nda Rafting

rafting.png
Tamam tam rafting değil ama 🙂

İstanbul’a 210 km yani ortalama 2 saat uzaklıktaki Melen Çayı, 13 km’lik rafting parkuru ve 3+1 zorluk derecesiyle özellikle bu sporla yeni tanışanlar için güvenli bir deneyim şansı sunuyor. Sakarya’nın Kocaali ilçesine bağlı Melen boyunca yemyeşil vadiler yaratarak gürül gürül ilerleyen nehirde rafting için elbette en ideal zaman, kar sularının erimeye başladığı Mart ve Nisan ayları. Kayın, gürgen, kestane ve fındık ağaçları arasında süzülen Melen’de raftingden sonra ayaklarınızı fındık kabuğu yanan sobaların sıcağına uzatıp, köyün kızılcıklarından yapılan sıcacık çayınızı yudumlayabilir, üzerinizden zipline ile geçenlerin çığlıklarını duyabilirsiniz. Hala enerjiniz varsa ATV ve paintball ile güne devam da edebilirsiniz.

5- Dupnisa Mağaraları’nda Yürüyüş

magara

Elbet ki mağarada da spor yapmak mümkün. İğneada Longoz Ormanlarına kadar gittiyseniz ve eğer gerçek bir doğa harikası daha görmek isterseniz, İstanbul’a 230 km uzaklıktaki Dupnisa Mağaraları sizi bekliyor. Trekking ve mağaracılık ile ilgilenen hemen herkes için unutulmaz bir macera vadeden bu doğa harikası, aynı zamanda 60 bin yarasaya da ev sahipliği yapıyor. Devasa sarkıt ve dikitler, damla taş havuzlarıyla mağaranın atmosferi herkesi büyüleyecek cinsten. Yaklaşık 4 milyon yıldan beri oluşumunu sürdüren bu büyük yer altı sistemi, içinde sürekli akan bir yer altı nehri ve bu nehrin oluşturduğu derinliği yer yer 2 metreyi aşan göller barındırıyor.

 

1 YORUM

  1. merhaba doğa yürüyüşleriniz ile ilgili detaylı tarih vs bilgiler alabilir miyim?

    Saygılar/Best Regards,
    Av.Hakan Yavrucu
    Avukat \ Attorney-at-Law

Bir Cevap Yazın