2012 yılından beri kampçılık ile ilgilenen izci lideri Doğasıya Gezgin spor severlerle kamp macerasını paylaşıyor. Takip etmek isterseniz instagram sayfasına tık tık 🙂 

Henüz keşfetmediğim ormanları haritada ararken Bolu’nun Göynük ilçesine bağlı Çubuk Gölü’yle karşılaştım. Hemen sırt çantamı hazırlayıp yola koyuldum.

Nasıl gidilir ve ne kadar sürer?

Şayet Ankara istikametinden geliyorsanız Mudurnu üzerinden göle ulaşım var fakat vaktiniz varsa Bolu’nun Abant gişeler çıkışından çıkıp Abant Milli Parkı’ndan geçebilir, geçerken de o güzelim atlara binip göle karşı bir tatlı huzur alabilirsiniz! Devamında Mudurnu istikametinde devam ederek Çubuk Gölü’ne ulaşabilirsiniz. İstanbul istikametinden geliyorsanız da Sapanca’dan sonra Göynük istikametine doğru gidiyorsunuz. Göynük’ün içinden geçip devam ettiğinizde sol tarafınızda Çubuk Gölü tabelasını göreceksiniz.

Ben ulaşım olarak otostopu kullandım. Ankara’dan Bolu’ya 2.5 saatte, Bolu’dan Çubuk Gölü’ne de Abant Milli Parkı üzerinden yaklaşık 2 saatte ulaştım. Kendinize ait bir arabanız yoksa veya otostop tercih etmiyorsanız Bolu otogardan Göynük otobüslerine binip Göynük’ten de taksi ile Çubuk Gölü’ne ulaşabilirsiniz. Göynük’ten Çubuk Gölü’ne giden otobüs seferleri maalesef yok.

IMG_4479

Gelelim güzelim Çubuk Gölü’ne. Etrafını saran ormanlar, ormanların hemen altında yel değirmenleri, etrafındaki dağlardan beslenen muazzam renkte bir göl, gölün hemen karşısında bulunan Çubuk Köyü ve tatlı insanları… Kısacası sakin bir haftasonu geçirmek isteyenler için biçilmiş kaftan!

12
Konum: https://goo.gl/maps/4cpxk3i2Cws

Unutulmaması gerekenler! 

Mevsimi ve çıktığım seyahatin kaç gün süreceğini de hesaba katarak yanıma aldığım ekipmanlardan da bahsetmek isterim:

Hava durumu

Çubuk gölü etrafını saran dağlardan dolayı genelde aşırı rüzgâr almayan, sakin bir havaya sahip. Ben Mart ayında gitmeme rağmen gece soğuk geçmedi, gündüz ise güneşten yandım diyebilirim 🙂

Gün batımında ulaştığım Çubuk Gölü’nde çadırımı hemen sağ taraftaki yel değirmenlerinin olduğu bölgeye kurdum. Hemen arkasında bulunan ormanda bol bol odun var. Çok derinlere girmenize gerek kalmadan odun stoklayabiliyorsunuz. Yel değirmenlerinin tepesine çıkıp manzaraya ayak uydurmak gibisi yok!

IMG_4501
Çadır alanı

Akşama doğru da gölün hemen karşısında bulunan köyden su almaya çıkmıştım ki otostopta beni alıp bu göle kadar getiren abiler sofralarına davet etti. Davete icabet edip muhabbetlerine ortak olduktan sonra bu güzelim köpek ile tanıştım 🙂

kopek

Köye kadar birlikte gittik; suyumu doldurdum, köylülerle iki bardak çay yuvarladık ve geceye doğru dönüşe geçtim. Ben tek başıma döndüğümü zannediyordum ki köpek de yanıma geldi, vefasına verdim derken çadırıma kadar çıktı. Kerata sabaha kadar başımın dibinde, çadırın önünde uyumadan beni korudu. Ben buna sevinirken her uykuya dalışımda köpeğimiz etrafa bağırarak beni yerimden zıplattı ve sabaha kadar hiç uyutmadı 🙂 Kaş yaparken göz çıkarmak bu olsa gerek.. Bunun haricinde çadırda gibi değil de evde gibi hissetmek gibisi yok! Ben de kalkıp evimde kitabımı okudum köpeğimizin havlamalarıyla birlikte.

IMG_4580

Sabah uyandığım şahane manzaraya gelecek olursak 🙂

IMG_4598

Geceden topladığım odunları bi’güzel yaktıktan sonra yine dün akşam köyden aldığım yağı tavada kızartıp sucuklu yumurta yapmaya koyuldum. Yanında peynir, zeytin ve olmazsa olmazımız çay! 🙂 İsmini bilmediğim korucu köpeğim ile birlikte kahvaltı ettikten sonra miskin bir Pazar geçirip kırlarda dinlendim. Çubuk Gölü fazla bilinen bir yer olmadığından dolayı ziyaretçisi de fazla değil…

IMG_4613

Sonrasında ise Göynük’ün pazarında vakit geçirip birkaç köy ürünü aldıktan sonra eve dönüşe geçtim. 🙂

Doğasıya Gezgin

www.dogasiyagezgin.com

www.instagram.com/dogasiyagezgin

 

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.