Bisiklet kültürünün tam anlamıyla kendine yer bulamadığı ülkemizde gece veya gündüz fark etmeksizin, bisiklet sürerken her zaman dikkatli ve tedbirli olmalıyız. Çünkü unutulmamalı ki ve daha önceki yazılarımızda değindiğimiz gibi; bir bisikletçinin kaportası bedenidir ve anlık dikkatsizliklerin veya tedbirsizliklerin bedeli ağır olabilir.

Genel olarak kamu spotumuzu gerçekleştirdikten sonra konuyu “gece sürüşü” başlığı altında irdeleyelim ister misiniz?

Yadsınamayacak bir gerçek var ki; ister bisiklet kullanın ister motorlu taşıt, gece algılarınızın ve dikkatinizin daha da açık olması lazım. Bunu öncelikle otokontrol ile sağlamalısınız ve ardından dış uyaranların da yardımı önemlidir. Nedir bu dış uyaranlar; yollardaki kedigözleri, ışıklı trafik levhaları, araçların dönüşlerde, şerit değiştirirken verdikleri sinyaller, reflektörlü kıyafetler giymiş motosiklet ya da bisiklet sürücüleri…

Peki, bir bisikletli, öncelikle kendi güvenliği için gece yolculuğuna nasıl hazırlanmalı?

Aydınlatma

İlk olarak sahip olmamız gereken ön ve arka farlarımızdır. Farlarımızın hem sabit hem de çakar moda sahip olması önemlidir. Sürüşlerde bilhassa arka farımızın çakar modda olması fark edilmek açısından hayati önem taşır. Ön farın öncelikli amacı ise önümüzü aydınlatmak olduğu için sabit modda olabilir. Far tercihinde bulunurken özellikle ön farımızın lümeni önemlidir. Peki, nedir bu Lümen? Lümen, bir ışık kaynağından, ışığın çıkışını ölçmek için kullanılan birimdir. Bir başka deyişle bir ışık kaynağından bir yüzey üzerine gelen ışık miktarıdır. Bu sebeptendir ki; yüksek lümenli bir ön far ile görüş mesafenizi arttırabilir ve daha net bir görüş sağlayabilirsiniz.

Gelelim kask aydınlatmasına. Kask kullanmanın gecesi gündüzü elbette olmaz, olmamalı ama gece pedallarken kaskınızın arkasına adapte edeceğiniz bir arka far ile görünürlük oranınızı ikiye katlayabilirsiniz. Sele borusuna ya da arka çatala taktığınız far çakar modda ise kaskınızın arkasına taktığınız farı sabit modda da kullanabilirsiniz.

Reflektör

Reflektörlü bisiklet yeleğimizi keşfetmek için tık tık.

Farlardan sonra, yine fark edilmek amacıyla kullanmamız gereken reflektörlü yeleklerin de önemi büyüktür. Üzerlerine ışık geldiğinde reflektörlü şeritlerin parlaması direkt olarak motorlu taşıt sürücüsünün dikkatini çeker ve dikkatsizlik nedenli olası bir kazayı engellemede önemli rol oynar. Şayet bu yelekleri kullanmak istemiyorsak, yine üzerlerinde reflektörlü şeritler barındıran bisiklet ceketlerini/formalarını tercih etmeliyiz.

Reflektörlü güvenlik aparatları hem ayak bileğinde hem kolda kullanılabilir, incelemek için tık tık!

Bir başka reflektörlü güvenlik aparatı ise; paça bantları. Paçalarınızın zincire değerek yağlanmaması ve herhangi bir sıkışma yaşanmaması için paça bandı kullanıyor iseniz, reflektörlü paça bantlarını tercih etmeniz durumunda bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz. Paçanızın kirlenmesinden ve olası bir sıkışmadan sizi koruyacağı gibi üzerine ışık vurduğunda parlamasıyla gece sürüşünüzü daha da güvenli kılar.

Optik

Düşük ışıklı ortamlarda, akşamüzeri ve geceleri gözlükteki kontrastın artmasını sağlayan sarı renkli camlara sahip gece sürüş gözlükleri sürüşünüzü güvenli kılacak bir diğer unsurdur. Bu gözlüklerden en yüksek verimi alabilmek ve ömrünü uzatmak için dikkat etmemiz gereken nokta; temizlikleri. Mikro fiber bezlerle ya da sprey temizleyici gibi ürünlerle temizliğini yapmalı, camın yüzeyine zarar verebilecek mendil ve benzeri temizlik ürünlerinden kaçınmalıyız.

Dikkat Etmemiz Gereken Dış Etkenler

Bisiklet sürücüsü olarak kişisel tedbirlerimizi aldıktan sonra dikkat etmemiz gereken dış etkenlere gelelim.

Her ne kadar yüksek lümenli bir ön far tercih etmiş olsakta gece olması itibariyle mazgalları görememe olasılığımız gündüze göre çok daha yüksektir. Ülkemizde mazgallarının %90’ı dikey olduğu için de ekstra tehlike yaratmaktadır. O yüzden mazgallar bisikletçiyi tehdit eden en büyük dış etkenlerden biridir. Bilhassa lastik kalınlığınız 1.7’den az ise! Siz siz olun dikkatinizi yola verin ve mazgalla karşılaştığınızda gidonunuzu çok hafif kırarak üzerinden geçin.

Aydınlatıcınız olursa yollar böyle aydınlık olur 🙂 

Bir diğer unsur; kamyon gibi büyük motorlu taşıtlar. Sadece gece sürüşlerinde değil, gündüzleri de kamyon gibi büyük taşıtların yanından geçerken çok yanaşmamalıyız çünkü söz konusu taşıtların sürücüleri dikiz aynalarından motosiklet ve bisikletleri açı nedeniyle göremez fakat bu durum gece karanlık olması nedeniyle daha önemli ve dikkat edilmesi gereken bir hal alır. O yüzden siz siz olun büyük motorlu taşıtların yanından geçerken mesafeyi iyi koruyun ve mümkün mertebe uzak mesafeden geçişi sağlayın.

Dış etkenlerden sonuncusu ise; yerel yönetimlere ait yol temizleme araçları. Bu araçların görevleri şüphesiz ki çok ama çok önemli ve kutsal ama bisikletçiler için kimi zaman tehlike arz edebiliyorlar. Fırçaları ve özel solüsyonları ile yolları temizleyen bu araçlar geçtikleri yeri nemli ve kullandıkları solüsyon nedeniyle kaygan halde bırakabiliyorlar. O yüzden önünüze bu araçlar çıktığı zaman arkalarından gitmemeye çalışın. Ya yolunuzu değiştirin ya da yavaş gitmelerini fırsat bilerek, solunuzu kontrol edin ve güvenli bir sollama gerçekleştirin.

Güvenli bir gece sürüşü için en temel noktalara değindik. Tüm yazılanlarla beraber uykusuz, alkollü ve aceleci bir şekilde sele üstüne geçmeyin!

Farınızın her daim yanması dileğiyle,

Sporla kalın!

Bu yazımız Ritim İstanbul AVM Decathlon Mağazası Bisiklet Spor Lideri Efe Subaşı tarafından yazılmıştır 🙂  Efe’nin diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz! 

1 COMMENT

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.