Bu yazımız okuyucumuz Ömer Aydoğan tarafından kendi izniyle yayınlanmıştır. Yazıdaki fotoğraflar da okuyucumuzun kendisi tarafından çekilmiş olup, kendi izniyle paylaşılmıştır.

Rotaları aşağıda paylaşılmış olan wikiloc sitesinden telefonunuza yada GPS cihazınıza yükleyerek daha detaylı inceleyebilirsiniz. Telefonunuza yüklemek için buradan yardım alabilirsiniz.

K

PARKUR ÇALIŞMASI

Yine bir izin dönemi için tur planları ve hazırlıkları yapmaya başladım. Bu kez rotamı Kapadokya bölgesine çeviriyorum. Daha önce bölgeye defalarca gitmiş olmama rağmen, bu kez farklı bir heyecanla atıyor yüreğim. Google Earth üzerinde günlerce rota hazırlıkları yapıyor, parkurlar üzerinde ki gezilecek bölgeler hakkında araştırmalar yaparak bilgi edinmeye çalışıyorum.

Kapadokya bölgesinde bir hafta kamp atarak, günübirlik beş gün boyunca 6 farklı rota üzerinde bisiklet bindim. Yapmış olduğum rotalar hakkında dilim döndüğünce bilgiler ve görseller paylaşmaya çalıştım. GPS kayıtlarına sayfa sonundan ulaşabilirsiniz.

KAPADOKYA’DA EN GÜZEL ZAMAN

Kapadokya bölgesindeki en güzel zamanı yaşayabilmek için, uykudan biraz feragat etmek gerekiyor. Çünkü günün en keyifli ve eğlenceli zamanları, tan yerinin ağarmaya başladığı zamanlar. Gökyüzünün doğusu tamamen kızıla boyanırken, rengarenk balonlar tek tek yükselmeye başlıyor. Gökyüzü rengarenk yüzlerce balonla kaplanırken, güneş de yüzünü göstermeye başlıyor. Şans sizden yana ise rüzgarın yönüne bağlı olarak balonlar üzerinize doğru gelecek ve etrafınızı sarmalayarak geçip gidecektir. Sabah ki bu güzel anlar balonların seremonisi ile birlikte yaklaşık olarak 2 saat kadar sürüyor. Sonrasında mevsimine göre akşama kadar, günü dolu dolu değerlendirmek üzere doğal açık alanlar ve müzeler sizi beklemekte.Akşam güneş batarken de yine en güzel ve en özel anlardan bir tanesi sizi bekliyor. Eğer parçalı bulutlu bir gökyüzü var ise, güneş öyle muhteşem bir şekilde batıyor ki, o anların keyfini telaffuz etmeye kelimeler kifayetsiz kalıyor.

K2

GİTMEDEN GELME!

Aşk Vadisinin yüksek bölgeleri, güneşin doğuşu ve balonların seyri için en güzel konum. Güneşin batışı ise en güzel Kızılçukur Seyir alanından izlenebiliyor. Belli başlı bilinen alanların dışına çıkarak, vadilerin içerisinde ki patikalarda yürüyüşler yapmak ve bisiklet binmek size hayal edilenlerin ötesinde güzel zamanlar yaşatıyor. Turistik bölgeleri gezmenin yanında kesinlikle Kızılçukur Seyir alanından güneşin batışını, Aşk Vadisinden güneşin doğuşunu izlemelisiniz. Her vadinin kendine has doğal yapısı ve farklı güzellikleri mevcut. Geçmiş olduğum Aşk Vadisi, Zemi Vadisi, Güvercinlik Vadisi, Kızılçukur Vadisi ve Paşabağı Vadisi doğal güzelliklerine hayran kaldığım özel yerler arasında.

K3

NELER YAPILIR?

Bölgede ki bir çok müzeye, Müzekart ile ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz. Edindiğim bilgiye göre, Müzekart, Kapadokya bölgesinde sadece Göreme Açık Hava Müzesi’nden çıkartılabiliyor. Eğer daha önceden çıkartmadıysanız gezmeye buradan başlayarak müzekartınızı da çıkartabilirsiniz.

Göreme ve Çavuşin çevresinde bir çok yerde, ATV, bisiklet ve atlı geziler yapabiliyorsunuz. Ancak özellikle belirtmeliyim ki, bu toplu geziler oldukça gürültülü ve tozlu geçmekte. Önerim bireysel olarak kiralanıp keşif gezileri yapmanız yönünde.

NEREDE KALINIR?

Konaklama için yerleşim alanlarında, bir çok yerde pansiyon olarak işletilen doğal taş evler mevcut. Bütçenize ya da seçiminize göre farklı seçenekler de mevcuttur. Kamping olarak, iki seçenekten bahsedebilirim. Bir tanesi Göreme ile Uçhisar arasında bulunan Panorama Kamping, diğeri ise Göreme ile Ortahisar arasında bulunan Kaya Kamping. Önerim; Panorama Kamping. Çünkü güneşin doğuşu ve batışının izlenebileceği güzel bir izleme noktasna sahip. Rüzgarın yönüne göre değişmekle birlikte, çoğunlukla balonlar yükseldikten sonra üzerinden geçmektedir. Ayrıca yaptığım kısa görüşme ve sohbetten, oldukça ilgili ve sıcak kişiler olduğu kanaatine vardım.

Kaya Kamping ise balonların kalkış ve uçma noktalarına biraz uzak kalıyor. Eğer biraz şanslıysanız ve rüzgarın o yöne doğru estiği zamana denk gelirseniz güzel bir görsel yakalayabilirsiniz.

Her iki kamping hakkında, internet üzerinden daha detaylı bilgiye ulaşmak mümkün. Bireysel kamplarımda genellikle insanlardan ve gürültüden uzak, manzarası bol olan yerler tercih ettiğim için, bu işletmelerin hiçbirisi bana hitap etmemekte. Kamp noktası seçiminde bir kaç gün güneşin batış yönüne, bir kaç gün doğuş yönüne odaklanırken, bir gece de Meskendir Vadisi içerisinde bir yerde kamp attık.

DİKKAT EDİLECEK KONULAR!!!

Bölgeye ayak basar basmaz ilk dikkat çekecek konulardan bir tanesi tozlu toprak yapısı. Kurak ve çorak olan arazi yapısı sayesinde, en ufak bir esinti olduğunda bile, ortalık toz duman olabiliyor. Bazı dönemler açık arazide zaman zaman küçük toz hortumları görülebiliyor. Dolayısıyla kamp noktası ve Çadır yapısı büyük önem arz etmekte. Rüzgar almayan bir nokta seçimi önemli ve vasa kar ve toz saçakları olan çadır kullanılması veya çadırın alt kısımlarının toz girişini engelleyecek şekilde kapatılarak önlem alınması doğru bir aksiyon olacaktır.

ARI İSTİLASI VE KORUNMA

Normal zamanlarda dikkat çekmeyen ve rahatsız etmeyen fakat yemek hazırlıkları sırasında akın akın gelmeye başlayarak tedirginlik ve huzursuzluk veren eşek arıları, tedbir alınmadığı zaman sorun oluşturabilmektedir. Özellikle alerjisi olan kişilerin dikkatli olmasında fayda var. Ama basit ve doğal çözümler üreterek tedbir almak mümkün. Tedbir amaçlı ilk yapılması gerekenlerden bir tanesi; özellikle koku yayan gıdaların açıkta  bırakılmamasıdır. Yemek hazırlıkları sırasında ağzı kapaklı kaplar tercih edilmelidir. Kesinlikle kamp alanına yakın noktalara bulaşık suyu dökülmemeli ve gıda atıkları atılmamalı. Arı ve sineklerin rüzgar dirençleri zayıf olduğu için, yemek masası rüzgar alan açık bir alana kurulmalı. Yemek hazırlıklarının yapıldığı alanda ve yemek masasında, yanmaz bir malzeme üzerine bir miktar türk kahvesi dökülerek, kolonya ile yakılıp, tütsü yapılması arıların uzaklaşmasını sağlayacaktır.

SARIKIZ (SARIÖMER)

Başka önemli bir konu ise; zararlı haşerelere karşı önlemlerin alınması. Bir haftalık kamp esnasında temkini elden bırakmadan hareket ediyordum. Özellikle akşamları ortaya çıkan haşerelere karşı dikkatli olunmalı. Sadece Meskendir Vadisinde ki kamp alanında ve çevresinde yoğun olarak Sarıkız olarak bilinen örümceğe rastladık. Edindiğim bilgilere göre zehirli bir haşere olan Sarıkız örümceği, 2 metre yüksekliğe kadar zıplama kabiliyetine ve ısırdığı yeri kolay sindirmesi için bir zehre sahip. Bunun gibi haşerelere karşı özellikle akşamları terlik, sandalet ve çıplak ayakla gezilmemesi önemli ve çadırların fermuarları hiçbir şekilde açık bırakılmamalı.

En önemli konulardan bir tanesi de, vadilerde su kaynaklarının olmamasıdır. Bisiklet ve yürüyüş faaliyetleri yapacaksanız, planladığınız faaliyet boyunca yetecek kadar yanınıza su alınız.

SARI
Sarıkız(Sarı Ömer örümceği)

İLETİŞİM

Mümkün olan her fırsatta yerel halk ile iletişim kurmaya çalışın. Ne kadar sıcakkanlı, yardımsever ve misafirperver olduklarına şahit olacaksınız. Her yerde kendi evinizde ki rahatlığı ve huzuru bulacağınıza emin olabilirsiniz.

GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ

Gezilerini @ikibisikletbiromur instagram hesabından paylaşan dostlar ile öğle saatlerinde buluşuyoruz. Öncelikle yarın sabah ki balon resitali için uygun bir kamp alanı arıyoruz. Belirlemiş olduğum noktalardan bir kaç tanesine göz atarak, en güzel görüş açısına sahip olan noktada kamp atmak  üzere karar kılıyoruz. Aracımızı kamp noktasına bırakarak, Meskendir Vadisinin üst kısımlarında ki örümcek ağı gibi etrafı kaplayan ATV parkurları arasında ilerleyerek Göreme’ye ulaşıyoruz. Göreme de verdiğimiz su ve kahve molasından sonra, Göreme Açık Hava Müzesine geçiyoruz. Göre Açık Hava müzesi içerisinde çok fazla kilise bulunmakta. Gezdiğimiz yerler arasında en çok kilisenin bulunduğu bölge olarak burayı görüyoruz. Kiliseler içerisinde ki renkli çizimler ve  işlemeler oldukça dikkatimizi çekiyor. Bazı noktalarda fotoğraf çekilmesine izin verilmediğini belirmem gerek. Gezimizi tamamlayarak bir kaç kilometrelik rampayı tırmanarak kamp alanına ulaşıyoruz.

K4

Sabah saat 05:00 sularında uyanıyoruz. Gökyüzü kızıla boyanmış, rengarenk balonların cümbüşü çoktan başlamıştı bile. Gökyüzünde bir iki tane görülen balonların sayısı her geçen an artıyor ve bir süre sonra gökyüzü tamamen gökkuşağı renklerine boyanıyordu. Etrafımızı sarmalayan yüzlerce balon öyle keyifli anlar yaşatıyor ki, neşeden ve sevinçten dört köşe oluyoruz. Bir inip bir kalkanlar, peri bacalarını teğet geçenler, yükselerek gözden kaybolanlar, eyvah çok hızlı iniyor, düşecek galiba derken, birden yükselerek adrenalin ve heyecanla dolu seyrine doyum olmayan iki saatlik bir görsel şölen hayatımıza renk katıyor. Tek tek azalan balonlar güneşin biraz yükselmesiyle birlikte bu günkü turlarını tamamlamış oluyorlar.

Yaşamış olduğumuz sevinç ve mutluluk nefis bir kahvaltı keyfi ile devam ediyor. Kamp alanını topladıktan sonra Kapadokya’da ki ilk rota için pedallar dönmeye başlıyor. Arkadaşların bisikletleri arazi yapısına uygun olmadığı için zaman zaman yollarımız ayrılıyor ve patikalara yalnız girmeye başlıyorum. İlk önce kapalı bulunan El Nazar Kilisesinde, sonra da Zemi Vadisi’nin giriş bölümünde küçük bir keşif turu atıyorum. Göreme’nin içerisinden geçerek Uçhisar’a doğru tırmanmaya başlıyoruz. 1-2 kilometrelik kısa bir tırmanıştan sonra, Göreme ve Güvercinlik Vadisi’ni tepeden gören Göreme Panorama ve Salkım Tepesine ulaşıyoruz. Uçurumun kıyısında muhteşem bir manzara var. Ağustos ayına nazır her yer sapsarı kurumuş otlarla kaplı. Patikalarda ki kurumuş ot ve dikenlerin ilk sürprizi geliyor ve aynı anda 3 patlak sonucunda arka lastiği tamir ediyorum.

K5

Kısa bir tırmanış ve sürüşten sonra Uçhisar’a ulaşıyoruz. Gezilerini ve anılarını youtube ve intagram hesaplarından paylaşan Volkan BAŞKURT arkadaşımızı ziyaret ederek tanışıyoruz. Güney Amerika bisiklet turu hazırlığı içerisinde olduğunu ve gerekli olan bütçe için bir kafede çalışarak ve el emeği göz nuru bileklik ve kolyeleri satarak birikim yaptığına şahit oluyoruz. Hayallerini gerçekleştirebilmesi umuduyla selam ve sevgilerimi gönderiyorum…

K6

GÜVERCİNLİK VADİSİ

Uçhisar Kalesi’nin tüm bölgeyi gören panoramik manzarasından sonra Güvercinlik Vadisi’nin esrarengiz patikasına giriş yapıyorum. Oldukça dik ve kaygan yol yapısı ile başlayan patika, vadi tabanına ulaştığında yatay olarak ilerlemeye devam ediyor. Oldukça düzgün bir patika, vadinin girişinden başlayarak sonuna kadar devam ediyor. Zaman zaman çalılar ve dikenli otlar patikayı tamamen kaplamakta ve geçiş esnasında oldukça zorluk çıkartmakta. Bölgenin toprak yapısından dolayı zemin kum ve tozla kaplanmış durumda. Kum derinliği bazı noktalarda derinleşerek, bisikletle ilerlemeyi oldukça zorlaştırabiliyor. Vadi geçişi tamamlandığında bacaklarımda ki çalı ve dikenlerin açmış olduğu çiziklerden dolayı canım yanıyor olsa da, muhteşem bir patikadan geçmenin heyecanı ve mutluluğuna asla engel olamıyor.

K8

Güvercinlik Vadisi içerisinde bir adet kafeterya var. Onun haricinde herhangi bir su kaynağına rastlamadım. Kafeteryanın hemen çıkışında bulunan doğal oyma kaya tüneli bulunmakta olup,  vadi çıkışına kadar devam eden patika Göreme’ ye kavuşarak son bulmaktadır. Kamp alanına ulaşmak üzere yine bir kaç kilometrelik Ortahisar rampasını çıkıyorum.

Özellikle bisiklet, trekking ve kaya tırmanışı gibi outdoor faaliyetlerden sonra elzem konulardan bir tanesi; duş alma ihtiyacıdır. Dolayısıyla doğa kamplarında ki en önemli konulardan bir tanesi de kamp alanının su kaynaklarına olan uzaklığıdır. Yaptığım rotalardan gördüğüm kadarıyla, Kapadokya Bölgesi doğal su kaynakları bakımından oldukça yoksun bir bölge. Ortahisar yakınlarında bulunan su kaynağının hem duş için hem de su temini için uygun olması işimi büyük oranda kolaylaştırdı.

Bir önceki gün, imkan olmadığı için hamak kuramamanın keyfi içimde kalmıştı. Bugün gözüme kestirdiğim bir ağaç ile araç arasına hamağımı kurarak, günün keyfini bir kat daha artırıyor ve kısa bir yorgunluk uykusuna dalıyorum. Tenimi okşayan rüzgarın verdiği serinlik, bedenimi gölgeleyen bulutların, ağaç yapraklarının hışırtısı, kuşların ve böceklerin ninnileri ile öyle huzurlu bir uykuya dalıyorum ki, tarifi imkansız.

Güneş, en güzel renk tonlarıyla güne veda etmeye hazırlanıyor. Arada bir tenimi sıyıran keskin rüzgarın dokunuşları ile tüylerim diken diken oluyor, içim titremeyle kaplanıyor ve uykudan uyanmanın zamanı geçiyordu. Gün ışığını kaybetmeden yemek hazırlıkları yaparak geceye hazırlanmanın vakti gelmişti. Kısa kollu tişört yetersiz kalmış ve polar giymenin zamanı gelmişti.

Son zamanlarda ki kamplarımın vazgeçilmez menüsü içerisinde bulunan tarhana çorbası, hem kolay hazırlanarak yapılması  hem de insanın için ısıtması bakımından önemli bir gıda maddesi. Çorbayı yudumlarken mis kokular yayan sebzeli bulgur pilavı ise sağlıklı bir karbonhidrat deposu olması bakımından çok önemli.

K9

Balonları izleyebilmenin heyecanıyla sabah 04:00 sularında uyanarak beklemeye başlıyorum. Tripod, fotoğraf makinası ve diğer gerekli ekipmanlar elimin altında hazır bekliyordu. hava biraz serin olduğu için, balonların hareketlerini gördüğümde tulumdan çıkmayı düşünüyordum. Ancak zaman su gibi akıp giderken etrafta hiç bir hareketlilik olmuyordu. Heyecanla balonların uçmasını beklerken, bir taraftan da uçmayacakları düşüncesi ile, içimi bir burukluk kaplıyordu. Güneş yüzünü göstermeye başladığında tüm umudumu kaybederek, kendimce, hava şartlarından dolayı uçuş olmayacağı kanaatine varmıştım.

KIZILÇUKUR

Kahvaltıyı yaparak kampı topluyor ve bugünün parkuru için patikalara doğru yola düşüyorum. Aslında her günün sabahında hangi rotaya gideceğime bisiklete bindiğim anda karar veriyordum. Planladığım tüm rotalar gözümün önünde canlanıyor, bir anlık karar ile düşündüğüm rotaya doğru gidonum dönüyordu. Bugünün hedefine Kızılçukur takılıyor ve pedal dönmeye başlıyor. Büyülü bir uçurum ve vadiler silsilesi manzarası vardı. Onlarda vadi içerisine ilerleyen patikalar önüme serilmişti. Yüreğim öyle büyük bir heyecanla atmaya başlamıştı ki, tüm patikalarda bisiklet binmek isteyen doyumsuz bir duyguyla kaplanmıştı bedenim. Patikalar öyle baş döndürücü bir güzellikle etkilemişlerdi ki benliğimi, sonsuza dek yemeden içemeden günlerce bisiklet sürebilirdim.

Vadilerin büyüsünden sıyrılarak tepeye devam eden patikanın izine düşüyorum. Bir süre bisiklet üzerinde ki ilerleyişim, zeminin kaygan yapısı ve dikleşen rampa ile birlikte, yürüyerek devam etmek zorunda kalıyorum. Tepeye ulaştığımda ise heyecandan ve sevinçten aklım başımdan gidiyordu. İnsan zaman dursun istiyordu. Günlerce, aylarca kalabilirdim bu muhteşem manzara eşliğinde. Alabildiğine uçsuz bucaksız Kapadokya manzarası çepeçevre görünüyordu. Nefesleri kesen bu manzara da bir süre mola verdikten sonra devam etmek üzere hazırlanmaya başladım. Önümde iki seçenek vardı: Bir tanesi sola devam ederek Paşabağı’na inmak, diğeri de Devrent Harabeleri tarafına inmek idi. İçgüdüsel olarak Paşabağı tarafına giden rotaya yöneliyor ve bir süre sonra dik bir şekilde aşağıya doğru devam eden patika üzerinde ilerlemeye başlıyorum. Uzun bir süre oldukça düzgün bir zeminde devam eden patika, bir anda kayalık bir bölgeye ulaşıyor. Düzgün dediğime bakmayın, irili ufaklı taşlarla kaplı, zigzaglar çizen çok keyifli bir yol. Kayalık bölgede bir süre bisikleti omuzlamak durumunda kalıyorum. Sonrasında ise, oldukça belirgin bir patika olsa da, zemin çok kaygan olduğu için, bisiklet binme tekniğim yetersiz kalıyor. Bir süre de bisiklet elimde ilerledikten sonra, sağa devam ederek Paşabağı bölgesine ulaşıyorum. Paşabağı bölgesinde ki doğal kaya oluşumları oldukça ilgi görüyordu ve rastladığım en kalabalık turist kafileleri buradaydı.

 

KIZIL
Kızılçukur

ZELVE

Paşabağı’ndan sonra Zelve Bölgesine geçiyorum. Bölgede rastladığım en geniş alana yayılmış yerleşim alanı kalıntıları Zelve. Kaya oymaları arasından geçerek düzenlenmiş olan ahşap yürüyüş yolunu takip ederek bölgeyi tamamen gezmek mümkün. Yaklaşık bir saatlik zaman diliminde gezebildiğim kadar gezerek bu bölgeden de ayrılıyorum.

Dönüş yolunda Çavuşin ve Göreme’den geçerek parkuru tamamlıyorum. Toz ve topraktan arınarak yine aynı kamp alanına geçiyor ve kampımı tekrar kuruyorum.

ZEL

Henüz gün ağarmadan yine büyük bir heyecanla uyanmış ve umutsuzca balonları beklemekteyim. Hava yine kapalı ve rüzgar fazla hızlı esiyor. Hava şartlarının balonların uçması için uygun olmadığı kanaati ağır basıyor ve perçinlenen umutsuzluğum ile manzaraya karşı derin düşünceler arasında kayboluyorum. Gün ağarıyor, güneş ışınları çadırımı yalayıp gidiyordu. Lakin balonlar da herhangi bir hareketlilik olmuyordu. Kahvaltı ve kamp toplama işlemlerinin ardından pedal yine Kızılçukur istikametine dönüyordu. Yine tepeye çıkarak Devrent istikametine devam eden rotayı yapmayı planlıyordum. Ancak Kızılçukur seyir alanına vardığımda, yamaçtan giden patika o kadar heyecanımı ve iştahımı kabarttı ki, kendimi bu rotaya gitmekten alıkoyamadım.

Patika Kızılçukur boyunca yamaçtan, uçurumun hemen kıyısından devam etmekte. Zaman zaman bisikleti elimde taşıdığım geçişler oluyor. Parkur üzerinde görülmeye değer pek çok farklı oluşum ve geçitler mevcut. Bir kaç noktada vadi tabanına inen yol ayrımlarına rastladım. Lakin yamaçta aynı düzlemde devam eden patika üzerinde sonuna kadar gitme isteği ile Çavuşin’e kadar devam ediyorum.

DEVRENT

Hava parçalı bulutlu ve bisiklete binmek inanılmaz derece keyifli. Asfalt yol ile Paşabağı ve Zelve yakınlarından devam ederek Devrent kaya oymalarının olduğu bölgeye ulaşıyorum. Devrent, dar bir alana sıkıştırılmış, ferah yürüyüş yolları bulunmayan ve oldukça kalabalık bir bölge. Açıkçası vadi içerisine sıkışmış hissediyordum. Burada çok fazla kalamıyor ve devam ediyorum. Yukarıda ki tepeye ulaştığımda, yine iki seçenekli bir parkur bulunuyor. Sağa asfalt yoluna doğru devam ederek Ürgüp’e ulaşmak, diğeri ise soldan devam ederek yine arazi yollarından, parkuru biraz uzatarak Ürgüp’e ulaşmaktı. Zaman müsait olduğu için uzun rotayı tercih ediyorum. Kabak tarlaları arasından rampa aşağı sallanarak asfalt yola ulaşıyorum.

DEV
Devrent

Ürgüp Müzesi’nde bir süre mola vermek ve dinlendikten sonra devam etmek üzere giriş yapıyorum. Ağaçların gölgelediği serin ve ferah bir bahçesi var. Bisikletli olduğumu fark eden Emrah DEMİRCİ beni karşılıyor. Ayaküstü sohbet esnasında iki tana harika parkurdan bahsediyor. Öyle cezbedici anlatmıştı ki, hiç zaman kaybetmeden bugün o rotalardan bir tanesini yapabilmek üzere yola koyuluyorum.

MESKENDİR VADİSİ

Meskendir Vadisi rotası kamp alanımın hemen yanı başından başlıyordu. Kamp alanında kısa bir moladan sonra, su ihtiyacımı tamamlayarak hemen parkura giriyorum. Kısa bir süre toprak yol ile başlayan rota devamında patikaya donüşerek, dik ve kaygan zemin ile devam ediyor. Dar vadi içerisinde, meyve ve üzüm bahçeleri arasında ilerliyordu. Zaman zaman mağaralar bulunan kayalıklar arasından geçerek, sürpriz bir şekilde kaya tünellerin içerisinden geçiyorum. Diğer vadilerde olduğu gibi burada da içilebilir herhangi bir su kaynağı mevcut değil. Meskendir vadisinin çıkısına doğru kısıtlı imkanlarda içecekler sunabilen kafe tarzında bir işletme mevcut.

 

MES
Meskendir Vadisi

Akşam üzeri Antalya’dan gelip Karadeniz turuna devam edecek olan İsmail ve ailesi ile Meskendir Vadisi’nde uygun bir yerde kamp atıyoruz. Kamp alanının gece meteor yağmurunun fotoğrafını çekebileceğimiz güzel bir yer olduğunu düşünüyoruz. Ancak güneş batar batmaz çıkan rüzgarla birlikte ortalık toz duman oluverdi. Hem rüzgar oldukça şiddetliydi, hem de tozdan güzel bir kare alamıyorduk. Fotoğraftan vazgeçerek çadır alanımıza yöneldik. Fakat kamp alanımız adeta Sarıkız haşeratı ve ailesi tarafından istila edilmişti. Neredeyse el büyüklüğünde bir tane Sarıkız ve onlarca yavru vardı etrafta. Derhal dışarıda ki malzemeleri toplayarak çadırlarımıza çekiyoruz. Sabah kahvaltı sonrasında hemen kamp alanını toparlayarak akşamında başka bir noktada kamp atmak üzere Meskendir Vadisinden ayrılıyoruz.

ZEMİ VADİSİ

Kamp malzemelerini ve aracı Göreme merkezde bırakarak, seyir terasına çıkıyorum. Zemi Vadisi girişine kadar düzgün bir yol devam ediyor. Fakat Zemi Vadisi’nin hemen girişinde yol bozulmakta ve sonrasında patikaya dönüşerek devam ediyor. Diğer vadiler gibi burası da oldukça keyifli ve görülmeye değer güzellikte. Zemi Vadisi’nin bir kaç noktasında sıkıntılı geçiş noktaları mevcut. Özellikle aşağıda görülen bölümde ip desteğiyle geçiş sağlanabilmektedir. Bisikleti omzuma alarak geçmekte herhangi bir sorun yaşamadım. Özellikle vadinin Göreme çıkışına doğru solda kalan doğal kaya oluşumları görülmeye değer yapıda. O bölgelere girmeden ve gezmeden gitmemelisiniz.

ZEM

P

P2

Bu güzel parkur sonrası Göreme de kısa bir mola vererek öğle yemeğini ayaküstü atıştırıyorum. Henüz saatin erken olması sebebiyle günün ikinci keşif rotasını yapmak üzere Uçhisar tarafına doğru yine tırmanışa geçiyorum.

AŞK VADİSİ

Daha öncesinde gezmiş olduğum panorama noktalarına hiç uğramadan Aşk Vadisi girişine doğru devam ediyorum. Uçhisar tabelasını geçtikten sonra sağ tarafa iki yapanın arasından geniş bir yol geçiyor ve burada herhangi bir tabela yok. Toprak yol ile bir süre devam ettikten sonra sağa ayrılan yolda eski bir tabela mevcut. Dikkat edilmezse kaçırma olasılığı çok yüksek. 100-150 metre sonra sola dik bir şekilde inen patika Aşk Vadisi’nin giriş noktasıdır. Yolun uçurumun kenarında son buluyor. Patika zemini oldukça dik ve kaygandır. Bu yüzden dikkatli bir şekilde inmek gerekiyor. Vadi içerisinde bölgenin yapısına uygun ve karakteristik özelliklerini taşıyan farklı yapılarda ve görsellerde pek çok kaya oluşumları mevcuttur.

Aşk Vadisinin ortalarında başlayarak dere yatağından ilerleyen patika, vadi çıkışına doğru yol ile devam ediyor olsa da, zeminin kumlu yapısı nedeniyle bisiklet üzerinde ilerlemek zaman zaman mümkün olmuyor. Aşk Vadisi çıkışından Göreme asfaltı ile araca ulaşarak Kapadokya bölgesinde ki rotaları şimdilik noktalamış oluyorum. Gün sonunda Aşk Vadisi’ni tepeden gören güzel bir noktada kamp atarak günü tamamlıyorum.

Diğer bisiklet ve yürüyüş rotalarını sonra ki yıllarda yapabilmek umuduyla…

 

DİKKAT!!! Herhangi bir kaza riskine karşılık kesinlikle en az iki kişi gidiniz ve bir yakınınıza gideceğiniz konumu bildiriniz!!!

 

KAP – 001 GÖREME – UÇHİSAR – GÜVERCİNLİK VADİSİ

KAP – 002 KIZILÇUKUR – ZELVE – GÖREME

KAP – 003 KIZILÇUKUR – DEVRENT – ÜRGÜP

KAP – 004 MESKENDİR VADİSİ

KAP – 005 ZEMİ VADİSİ

KAP – 006 AŞK VADİSİ (LOVE VALLEY

 

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.