Okçuluk

İnsanoğlu tarihinin en başından beri avcılık için kullanılan ok ve yay günümüzde okçuluk sporunun başlangıcı için temel oluşturmuştur. Tarihte ilk kez 1904 yılındaki olimpiyatlarda okçuluk kategorisiyle bu spor resmi olarak geçerlilik kazanmıştır. Fransa, Belçika ve İngiltere gibi ülkeler bu sporda önemli bir yere sahip olmuştur. 1931 yılından itibaren dünyanın pek çok ülkesinde okçuluk bir spor olarak yapılmaya başlanmıştır.

Okçuluk Sporu Hakkında En Çok Merak Edilenler

Okçuluk kol, sırt kaslarının ve göz koordinasyonunun gelişmesini ve öz güvenin artmasını sağlayan bireysel bir spordur. Türk tarihinde de önemli bir yere sahip olan okçuluk sporuna başlamak için en uygun yaşlar 9-12 yaş aralığıdır. Özellikle dikkat gelişimi üzerinde önemli etkilere sahip olan okçuluk sporu için düzenli ve amaçlı bir çalışma gerekir. Okçuluk sporunu profesyonel bir zeminde yapmak isteyenlerin haftada en az 5 günlerini, 4-5 saat antrenman yapmak için ayırmaları tavsiye edilir.

Tüm okçuluk malzemelerimiz için tıklayın.

Zorluklarla baş etmeyi öğreten bu spor dalı, doğru nefes almayı ve nefesi terbiye etmeyi öğretir. Dışarıdan çok fazla efor harcanmıyormuş gibi görünse de bu sporu yapan kişilerin konsantrasyon seviyelerinin yüksek olması ve nefeslerini hedefleri doğrultusunda doğru harcamayı öğrenmeleri vücutlarına dayanıklılık kazandırır. Geliştirdikleri nefes teknikleri sayesinde kalp ritimlerini kontrol etmeyi öğrenir ve kalplerini güçlendirirler.

Uluslararası Okçuluk Federasyonu’nun 14-18 yaş arası sporcuları geçerli olan birtakım yarışma kuralları vardır. Bu kurallara göre hakemler her bir sporcuyu önceden belirlenmiş olan hedeflerden bir tanesi ile eşleştirir. Her bir okçu kurallar çerçevesinde kendileri için yine önceden belirlenmiş olan ok sayısı kadar belirli bir süre zarfında ok atar. Atılan oklar ve vurdukları hedeflere göre hakemler okçuların puanlarını belirler.

Atışların puanları belirlenirken, hedef tahtasındaki oklar hakemler ve sporcular eşliğinde çıkartılır. Yerden sekerek hedefe saplanan oklara puan verilmez. Kendisi için belirlenen hedef tahtası yerine başka birininkine ok atan okçunun puanı da hesaplanmaz. Atılan bir ok, önceki bir oka çarpar ve hedef kağıdına saplanmazsa çarptığı okun puanını aldığı kabul edilir. Fazla ok atan okçular, kaç tane fazla ok attılarsa en yüksek puanı alan oklarının puanları müsabaka dışı tutulur.

Önemli Okçuluk Malzemeleri

Okçuluk sporu için kullanılan birkaç adet okçuluk malzemesi mevcuttur. Okçuluk malzemeleri belirli özelliklere sahiptir.

Ok: “Gez” olarak isimlendirilen okun boyu 65-70 cm arasında değişir. Bu bölüm çam ağaçlarının rüzgar alan kısımlarından ya da bambu kamışından yapılırlar. Okun ucuna ise “demren” ismi verilir. Bu kısım kemik ya da demir malzemeden üretilir. Okun son kısmı olan tüy kısmına ise “yelek” adı verilir. Bu parça için de genellikle kuğu ya da kartal tüyü kullanılır.

Yay: “Türkeş” ya da “Çile” adı verilen yay ipi çoğunlukla koyun bağırsağından üretilir. Bu kısım oldukça serttir. Okçuluk yayı, sürekli olarak gergin durumda değildir. Kullanılmadığı durumlarda gevşek bir şekilde durur fakat kullanılacağı zaman gerilerek sertleştirilir. Bu işlem terse doğru yapıldığı için oldukça güç harcanmasını gerektirir. Yayların boyu genellikle 11-12 tutam civarıdır. Birinci, orta ve ikinci boy olmak üzere üç adet boya sahiptir. Ağaç, tutkal, sinir ve kemik olarak dört farklı parçadan oluşur.

Hedef: Hedef okun saplandığı yerdir. Üzerine farklı renklerde kağıt yüzeyden daireler çizilmiş olup sıkıştırılmış saman gibi malzemelerden yapılır. Misinadan bir iskelet ile güçlendirilir. En ortadaki dairenin puanı 10’dur. Puanlar dışardaki dairelere doğru azalarak düşer. Hedefin ve dairelerin çapı atış yapılan mesafeye göre hesaplanır. Mesafeler arttıkça dairelerin çapı da artar.

1 YORUM

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.