Merhaba yol arkadaşım,

Yoga ile devam eden süreç sana neler katıyor? Savaşçı pozunu pratiğine ekledin ve etkilerini gördün mü? Hint mitolojisinde her pozun bir hikayesi vardır ve bu hikayeler aslında iç benlikle olan savaşı ele alır.

Önceki yazımda bahsettiğim, virabhadrasana pozunun hikayesini anlatacağım sana şimdi…

Prajapati (dünya yaratıcısı) Daksa, medeniyetin lideriydi; kurallara ve yönetmeliklere önem veren biriydi. Onun tam zıttı olan; uzun keçeli saçlı, ne zaman isterse dans edip şarkı söyleyen Shiva ise, Daksa gibi birinin kızı için hiç uygun değildi… Ama gel gör ki Sati ile Shiva evlenmekten vazgeçmemiş ve sonunda Shiva’nın yarattığı mutlu şehir Bhoga’da  yaşamaya başlamışlardı. Sati’nin babası Daksha kızının evliliğini hiç bir zaman onaylamamıştı.

Daksha bir gün kızı ve damadı hariç herkesi davet ettiği büyük bir eğlence düzenler. Aşkı için babasına meydan okuyan Sati, davet edilmediği halde bu eğlenceye gider.  Babası Sati’yi alaycı bir gülümsemeyle karşılar ve tartışmaya başlarlar. Sati, babası ile olan tartışmaya üzülür ve kendisini aşağılanmış hisseder. Babası onunla tekrar alay etmeye çalıştığında ise sessiz kalır ve kocasını savunmak için babasına karşı tartışmaya devam etme arzusunu bırakır. Her zaman kızı olarak güvenebileceği babası tarafından acımasızca davranılması; Sati’de  hayal kırıklığı yaratır, iğrenme ve öfke ile titrer. Tüm aile ilişkilerinden vazgeçmek adına bir iç çözüm getirir ve tüm gücünü toplayarak babasına “Sen bana bu bedeni verdin, ben artık onunla olmak istemiyorum” der ve babasının önünden geçerek, yere meditasyon yapmak üzere oturur. Bedeni alevler içinde yanana kadar iç ateşini arttırmak için kendi derinine dalar…

Sati’nin ölüm haberi Shiva’ya ulaşınca, Shiva önce şok olur, çok üzülür sonra içi öfkeyle dolar. Bulabileceği en derin, karanlık bir yere gider. Saçlarını koparıp, onları  en ateşli savaşçılara dönüştürür. Shiva, bu savaşçıya ViraBhadra ismini verir. Vira ( kahraman) + Bhadra (arkadaş) demektir. Shiva, kahraman arkadaşa yani Virabhadra’ya Yagna’ya  gitmesini, Daksha’yı ve oradaki tüm misafirleri yok etmesini emreder. Virabhadra partiye gider. İki elinde kılıç  ve kılıç yer altından yeryüzüne  doğru ilerler, bakışları ellerine doğrudur,  işte bu Savaşçı I pozunun karşılığıdır.

Gelişini herkesinin görmesini sağlamak ve düşmanı Daksa’nın başını kesmek için kılıcını ileri uzatarak yapılan duruş ise Virabradhasana II yani Savaşçı II pozuna karşılık gelir.

Hızlı ve kesin hareket ederek, Daksha’nın kafasını elleri arasına alır. Bu poz ise Virabradhasana III yani Savaşçı III pozuna karşılık gelir.

Bu intikamlı aksiyondan sonra, Shiva, Virabhadra’yı kendi formuna geri çeker, içine alır ve  bu hareketiyle artık Shiva Hare, Raviser olarak bilinir. Öfkesi geçmiş ve bu ateşli öfkenin yerini derin  üzüntü almıştır. Bu acı, Virabhradra’nın kanlı intikamı sonrası merhamete döner.

Virabhadra; bizim cehalet, ego, adaletsizlik  gibi zayıf yönlerimizle savaştığımızı gösteren metafordur. Virabhadra’nın hikayesi, kendi zayıflıklarımızın üstesinden gelmek için çabalamanın metaforu olarak görülebilir. “Ruhsal savaşçı” doğamızın büyümesi, hayatımızın zorlu anlarıyla başa çıkmak için cesaretin, sarsılmaz odaklanmanın ve kararlılığın geliştirilmesini içerir.

Bu pozları kendimiz ile ilgili olan gel gitlerimizle birleştirdiğimizde çokta değişen bir şey olmaz. Mesela, bazen basit gibi görünen, kendimizce küçük detayları daha büyüğüne ulaşmak için atlıyoruz. Zaman kaybı diye es geçtiğimiz bir çok şey aslında olanı yaratırken yolda yaşadığımız aksaklıklar..

Vibrahdrasana’da güçlendirmediğin bacakların yarın seni ileri bir pozda da taşımayacaktır.

Hayat da böyle değil midir?

Bugün zaman kaybı diye yapmadığın bir iş yarın önüne çıkacak ve en basit yeri gözden kaçırdığını düşünerek üzüleceksin.

Öğrenci isen bilirsin, sınavlar da öyledir. En zor yeri çalışırken, en basiti es geçer bütün puanını o küçücük yerden kaybedersin.

Aslında olmayı istediğimiz her ne ise, yolda çıkanları ayırt etmeden, her şeyi önemsemekle ve çözmekle başlıyor güçlenmek. Bunun için adım atmakta güç bulamadığında ve sonuca ulaşma istediğiyle sabırsızlandığında hatırla; önce bacaklarını güçlendirmelisin ve her seferinde daha iyi bir vibrahadrasana pozuyla buluşmalısın.

Gördüğün gibi hayat ve yoga bir yol; emek, sabır ve inanç ister. Ne istersen iste ulaşmak için verdiğin emek, yaşadığın her zorluğa gösterdiğin sabır ve yoluna olan inancın seni ileriye taşıyacaktır.

Bugün sıkışık hissettiğin ve sonuca varmak istediğin bir çok şey yaşıyorsan bil ki emeklerin hiç bir zaman boşa gitmez. Sen yoluna olan inancını kaybetme. Olmuşa, oluyor olana ve olacak olana aç kalbini. Ayırt etmeden, her şeye, herkese eşit sevgiyle, aç kalbini.

İhtiyacın varsa bu aralar Bhujangasana’yı pratiğine ekleyebilirsin. Anlayış getirmeye ihtiyaç duyduğun her şeye göğsünü açtığın pozlar ; chakrasana, yukarı bakan gibi pozlarda yardımcı olacaktır.

Yoga ve hayat bir.

Her şey senin için.

En büyük zorluklar senin dönüştüğün yerlerde.

Birlikteyiz!

Bu yazımız Ritim İstanbul AVM Decathlon Mağazası Fitness/Yoga spor liderimiz Ezgi Çalasın tarafından yazılmıştır. Ezgi’nin diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.