Diyarbakır… Mezopotamya’nın gizemli ve tarihi topraklarında bir şehir ve bu şehirde spor dünyası için büyük bir adım atan idealist bir öğretmen. Diyarbakır’ın gençlerini kendi idealleriyle buluşturan öğretmenimiz Volkan Öğdüm, ülkemizin tırmanış camiası ve elbette bu camianın geleceği için çok büyük bir iş başararak Diyarbakır’ın gençlerini tırmanış sporu ile tanıştırdı. Coğrafya olarak bu spor için biçilmiş kaftan sayılabilecek Diyarbakır’da artık tırmanışçı gençler çoğalmaya başladı. Hem de iddialı bir şekilde geliyorlar!

Sözü daha fazla uzatmadan bu spor projesinin mimarı Volkan Öğdüm’le gerçekleştirmiş olduğumuz röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz!


Öncelikle yapmış olduğunuz tırmanış duvarının geleceğimize büyük yatırım olduğunu belirtmemizde fayda var. Bu denli güzel bir adım attığınız için Decathlon Türkiye olarak teşekkürü borç bilmekle beraber röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için de ayrı teşekkür ederiz.

Bu girişiminizi okuyucularımızla buluşturmayı ve herkesin bundan haberdar olmasını çok istiyoruz. Hem örnek teşkil edecek olması hem de girişiminiz için yeni bağlantılar oluşabilme ihtimali bizi çok heyecanlandırıyor.

Volkan Öğdüm’ü hem birey olarak hem de tırmanış sporundaki serüvenini kısaca dinleyebilir miyiz?

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. Babam jeologdu ve çocukluğumdan beri hep dağlara ilgim vardı. Hacettepe’de matematik okuduğum yıllarda dağcılık Kulübü HÜDDOSK‘a üyeydim. Türkiye’nin dağlarını keşfettik bu sayede. Sonrasında ise kaya tırmanışı ve spor tırmanışa dönüşerek devam etti bu spora ilgim.

Ankara’dan sonra İstanbul’da yaşadığım yıllarda da tırmanışla bağım az da olsa devam etti. KPSS sonucu kendimi matematik öğretmeni olarak Diyarbakır’da buldum. Burada 5.yılım ve matematik öğretmenliğinin yanı sıra öğrencilerle beraber tırmanışı da spor dalı olarak sürdürdüğümüz bir 5 yıl geçirdim.

Önce Alpin kış tırmanışları; Aladağlar da kış zirveleri, Erciyes, Ağrı, Demavent gibi volkanların kış çıkışlarını yaptık. Yazları kaya tırmanışı Hacettepe Üniversitesi’nden kulüp arkadaşlarımla gerçekleşti. Üniversite yıllarında “Git” dergisi okurduk. Alpler’in son üç probleminin yazı dizisini oradan öğrendik. “11 Artı’’ gibi spor tırmanış dergisi vardı bugün dahi olmayan. “Takoz” zaten istikrarlıydı. Yani bu spora motiveydik, hem aktif olarak yapar hem de teorik olarak kendimizi beslerdik. O dönem ilkleri yapılan spor tırmanışı yarışlarında derecelerim de oldu. Sonrasında tırmanıştan uzaklaşsam da içimde ukte kalmıştı tırmanış tutkusu…

Diyarbakır’da tırmanış duvarı yapma kararı nasıl oluştu? Motivasyon kaynağın neydi?

Diyarbakır’a matematik öğretmeni olarak atandığımda aklımda olan “öğrencilerimle beraber tırmanacağım” düşüncesi içimi ısıtıyordu. Burada Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde, askerlerin yapmış olduğu ama kullanılmayan bir tırmanış duvarı görünce burada gençlerle başlayabileceğimi düşündüm. Ders bitimi öğrencilerimle bu duvarda tırmanmaya başladık. Ancak ilerleyebilmeleri, kendilerini yarışlarda var edebilmeleri için bir bouldering yani antrenman duvarı gerekliydi. Bunu da okulun bodrum katına yapmaya karar verince dağcılık il başkanı Abdurrahim Ekin ve ilçe milli eğitim müdürü Hacı Cebe’nin de desteğiyle bir duvar yapmayı başardık. Ama bir o kadar da kendi imkanlarımızı ortaya koyduk. Sonuç olarak okulumuzun bodrum katında emeklerimize değen bir antrenman duvarı oluşturduk.

Bu projeyi hayata geçirirken ne tür zorluklarla karşılaştın? İnsanların buna tepkisi nasıl oldu?

Tırmanış duvarında çalışan öğrencilerin aileleri olumlu bakmadı bu işe ancak ikna oldular zamanla. Başarıları da geldikçe konuyu iyice içselleştirdiler ve hem çocuklarını hem de girişimimi desteklediler. Böylelikle tırmanan, yarışlara katılan, hayatı motive olan bir lise öğrenci grubu ile bu kültürü mayalandırmaya başladık. 2005 Samsun Lider Tırmanış Türkiye Şampiyonası’na bir grup öğrenci ile katıldığımızda çadırlarımızı gençlik sporun bahçesine kurarak konakladık. Çünkü maddi imkanlarımız farklı bir konaklama şekline izin vermiyordu. Ertesi yıl Nevşehir yarışmasında Türkiye üçüncülüğü tırmanış hevesimizin yükselmesini sağladı.

Diyarbakır’da açık alanda kendi imkanlarımızla oluşturduğumuz tırmanış duvarında yapmış olduğumuz antrenmandan

Resmi olarak bu projenin başladığı zamandan bu yana ne tür gelişmeler oldu?

Spor tırmanışı 2018’de okul sporları alanına girdi. O yıl Samsun’da en çok ödülü alan il olduk. (13 madalya ve 4 kupa) Aynı yıl 1., 2. ve 3.’lükler farklı yaş kategorilerinde başarı olarak dönmeye başladı. 2018’den beri aktif çekirdek kadro olarak 8 öğrencimizin etrafında bu sporu öğrenen, geliştiren birçok öğrencimiz var. Şu an yerel yöneticilerin de desteğiyle okul taramaları yapıp bunu daha kurumsal bir kimliğe kazandırmanın planı içerisindeyiz.

Kaç tırmanışçı var ve yaş ortalamaları, eğitim durumları, planları nedir?

En başta Orhan Asena Anadolu Lisesi öğrencileriyle çalıştık. 9., 10., 11., 12. sınıflar ve mezun öğrencilerden oluşuyordu. Ayrıca 2 yıldır yıldızlar ve minikler kategorisiyle de çalışıyor ve onların da başarılarını görüyoruz.

Mevcut sporcuların ile ulusal veya uluslararası herhangi bir başarı kazandık mı? Veya herhangi bir uluslararası platformda yer aldık mı?

Bu öğrenci grubumuz üniversite sınavına hazırlanmakta şu sıralar. Bouldering, lider tırmanış çalışmaları haricinde, speed tırmanış kategorisinde 8 kişilik speed milli takımının 4 üyesi, Diyarbakır’da bu çalışmaların sonucu yetişmiş öğrencilerimizdir.

Speed milli takımına gönderdiğimiz tırmanışçılarımız

Bu öğrenciler Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun düzenlediği ulusal yarışmalarda bouldering ,lider tırmanış ve speed kategorisinde dereceler aldığı gibi, içlerinden 2 tanesi, geçtiğimiz yıl Romanya’daki Balkan şampiyonasında, kendi yaş kategorilerinde 4.’lük ve 7.’lik aldılar. Yine önümüzdeki süreçte yurtdışı müsabakalarında yer alacak aday sporcular kendileri.

Diyarbakır’da yerel basının, yerel yönetimin ve farklı sektörlerden şirketlerin/iş adamlarının herhangi bir katkısı, desteği oldu mu? Bu projenin bilinirliliği nasıl?

Okuldan çıkınca lider duvarında tırmandık. Beden eğitimi saatlerinde boulder duvarında antrenman yaptık okulumuzda. Birçok şeyi kendi imkanımızla başardık ama bunları hep bir projeye dönüştürmek istedim. Çok da başarılı olamadım. Hep doğaçlama kendi yağımızda kavrularak gitti işler. Yarışmalarda teknik malzeme konusunda Dağcılık il Başkanı Abdurrahim Ekin’in katkıları yadsınamaz. Gençlik sporla olan bağımızı ona borçluyuz.

Yerel yöneticilerin yaptığı salon içi duvarımız

Geçtiğimiz yaz öğrencilerin farklı tırmanış bölgelerini tatma ve tekniklerini geliştirme adına Aladağlar’a gitme kararı aldık ama öncesinde sponsor bulmalıydık. Diyarbakır’da bazı sermaye gruplarını dolaşmamız sonuçsuz kaldı maalesef. Yerelden de bir katkı bulamadık. Yine de kendi imkanlarımız ile 15 günlük kaya tırmanış kampını başardık.

Aladağlar’da gerçekleştirdiğimiz tırmanış kampımızdan…

Uzun vadede bu projeyle neler gerçekleştirmeyi hedefliyorsun? Kısacası uzun vadeli planların nedir?

Bu yaz için bazı düşüncelerimiz var. Yaptığımız başarıları içeren dosyamız ile tekrar kapıları çalmaya niyetliyiz. Öğrencilerimle yaz tatilinde farklı kaya tırmanış bölgelerini birer antrenman sahasına çevirmeyi düşünmekteyiz. Spor tırmanışın Diyarbakır’da gelişimini önemsemekteyim. Sadece bir dönemin gençleri arasında yaşanmış bir sürecin ötesinde, gelecek kuşaklar için de gelenekselleşmiş bir spor tırmanış kültürü olması en büyük temennilerimdendir.

Bu bağlamda kendini bu alanda var edecek öğrencilere ve tırmanışçılara ulaşmak, bir tırmanış kültürünün yaratılması adına yerel kolejler, devlete bağlı okullar, ilçe belediyelerin ve Milli Eğitim’in desteği ile okul taramaları yaparak bu işin temellerini güçlendirmeyi düşünmekteyiz. Üniversite çağına gelmiş ve spor bilimlerini okumak isteyen öğrencilerin bu lisans dalında uzmanlık kazanıp istihdam noktasında da bir şansa sahip olmalarını arzulamaktayız.

Bu projenin sürekliliği için nelere ihtiyacın var? Neler yapmalı, nasıl destekler olmalı?

Proje sürekliliğimiz tabi ki motivasyon ve istikrara dayanıyor. Geçtiğimiz 5 yılda kendimi çaresiz hissettiğim çok zaman oldu. Desteğini alacağımıza inandığım çok yerden boş döndük. Bu noktada artık sadece Diyarbakır özelinde değil tüm yurt genelinde vakıflar, odalar, markalar ile iletişimimizi arttıracağız.

Tırmanış sporu ile birlikte gençlerimizin hayatlarında neler değişti?

Spor tırmanış Diyarbakır’lı gençler için biçilmiş kaftan. Bence bu spora genel bir yatkınlıkları var. Özellikle gözü peklik ve cevvallikte. Tırmanışa başladığımız öğrencilerin zamanla derslerinin düzeldiğini de gördük. Yani hayatta bir yönünüz pozitif gelişmelere açılıyorsa bu diğer alanları da etkiliyor ve genel bir yükseliş hissediyorsunuz. Bunu deneyimlediğim bir periyottu bu yaşadıklarımız. Ayrıca, gençlerin dayanışma duygularını arttıran, özgüvenlerini geliştiren, spor olduğu kadar oyunsal yanı da yüksek olan spor tırmanışı önümüzdeki süreçte tüm gençler için tavsiye ediyorum.

Tırmanışçı gençlerimiz

Başka spor dallarıyla alakalı planlarınız var mı?

Yine başka bir okul sporları dalı olan, dünyada oldukça yaygın, olimpiyatlarda temsil edilen, federasyonumuz bünyesinde de önemsenen dağ kayağı branşını yeşertmek istiyorum Diyarbakır’da . Dağ kayağı antrenörü ve hakemi olarak Diyarbakır’a ilk defa girecek olan bu sporun ihtiyacı olan desteği bu vesileyle buradan bildirelim.

Milli Eğitim’in bir çalışanı olarak sürekli gençlerin içerisindeyim. Matematik öğretmenliği ve çalışmalarımızın yanı sıra çocukların özgüvenini, dünya algılarını geliştirici ve benim de tutkuyla hissederek yaptığım bu spor dallarını daha kurumsal temellerin üzerine oturtmak en büyük temennim. Ancak coğrafyamızın sertliği, bilinmeze karşı ön yargılarımız, sporun hayatımızdaki eksikliği, yerelin farklı öncelikleri… Hepsinin değiştirilebilecek durumlar olduğuna inanıyorum. Milli eğitim, Dağcılık Federasyonu, yerel yönetimlerin katkıları, basının duyarlılığı, sosyal medya desteği, lojistik ve ekonomik yardımların sürekliliğine ihtiyacımız var.

Diyarbakır’ın spor tırmanışı, dağ kayağı gibi branşlarda birer merkez olmasını temenni ediyorum. Herhangi bir düşüncenin paylaşılması ya da bizi motive edecek içten bir yaklaşıma çok ihtiyacımız var. Ekonomik engelleri aşabilmemiz, daha bilimsel temellere oturan doğa sporları kültürünü burada yetiştirebilmemiz için, aracılığınızla bu yazıyı okuyan herkesin düşüncesine, desteğine ihtiyacımız olduğunu belirtelim. Buna vesile olan sizlere de minnetlerimizi sunuyoruz.

Bu röportaj İçerik Uzmanımız ve Ülke Bisiklet Ürünleri Eğitmenimiz Efe Subaşı tarafından hazırlanmıştır. Röportaj teklifimizi kabul eden ve sorularımıza içtenlikle cevaplayan Volkan Öğdüm’e sonsuz teşekkürler!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.