Son zamanlarda ülkemizde bisiklet kullanımı hem bisiklet kültürü anlamında hem de sportif olarak ciddi oranda artış gösterdi. Bisiklet trendinin yükselişiyle beraber oldukça popüler hale gelen bir disiplin de kendini gösterir oldu: Gravel! Kelime anlamına baktığınızda “çakıl” anlamını taşıyan gravel, ülkemiz bisiklet camiasında yeni yeni yer bulmaya başlamışsada, dünyada, bilhassa Avrupa’da oldukça uzun süredir kullanılan bir tür.

Gravel tür bisikletleri aslında “melez” olarak adlandırabiliriz. Çünkü taşlı, topraklı parkurlarda pedallamınıza olanak veren, yol bisikleti lastiklerine nispeten kalın ve ufak dişli lastikleri ile dağ bisikletinden genler taşıyan gravel bisikletler, drop bar gidon formu ile yol bisikleti genlerini ortaya koyuyor. Peki sadece yol ve dağ bisikletinden mi esintiler var? Hayır! Port bagaj ve çamurluk adapte edilebilme ve nispeten daha konforlu kadro yapıları ile de tur bisikletlerine göz kırpıyor.

Gidon

Gördüğünüz üzere birçok disiplinin tek kadroda vücut bulması diyebiliriz. Bu noktada drop bar kısmında ufak gibi gözüksede oldukça önemli bir detaya girebiliriz. Gravel bisikletlerin drop barlarının açıları yol bisikletlerine oranla daha dışa dönüktür yani daha geniştir. Bunun sebebi; bozuk zeminli yollarda gidon hakimiyetinin daha yüksek ve güvenilir olması amaçlanmıştır.

Gidon açılarının bu şekilde olmasının bir diğer artısı ise; yol/yarış bisikletlerinin drop bar açısında bileklere çok daha fazla yük binerken, bu açıyla hem daha fazla konfor, hem de bileklere binen yükün azaltılması amaçlanmıştır.

Fren

Fren sistemlerine baktığımızda çoğunda disk fren olduğunu görüyoruz. Bunun sebebi ise; tozlu, topraklı yollarda frenleme kalitesinin düşmemesidir. Biraz daha açarsak; v-brake yani pabuç fren sisteminde temel frenleme prensibi pabuçların jantı sıkıştırmasıdır. Jant ile pabuçların arasına toz, toprak girmesi ya da yağışlı havalarda jantın ıslanması frenleme kalitesini ciddi oranda düşürür. Disk frende ise kapalı bir sistem olduğu için bu handikap ortadan kalkıyor. Gravel bisikletlerin kullanım alanlarını da düşündüğümüzde disk fren olması oldukça önemli bir konu.

Aynakol

Aynakol yapraklarına baktığımızda tek yapraklı olabildikleri gibi genellikle çift yapraklı aynakola sahiptirler. Bu özellikle yüksek vites aralığı ve sürüş sırasında çok daha esneklik sağlar. Böylelikle dik ve zorlu yolların üstesinden daha rahat gelmeleri amaçlanmıştır.

Aksesuar Uyumluluk

Gravel bisikletlerde çok yönlülük esas alındığı için üzerlerine farklı parçaların adapte edilebilmesi için montaj yerleri hazırlanmıştır. Farklı parçalar derken neyi kastediyorum; ön/arka çamurluk, kadronun alt borusunun altına üçüncü bir matara için matara kafesi yeri gibi…

Cyclocross & Gravel

Ülkemizde zaman zaman cyclocross ve gravel bisikletler birbiriyle karıştırılabiliyor. Her ne kadar ilk bakıldıklarında ikisinde de drop bar ve dişli lastik olsada birbirinden gerek teknik olarak gerekse de kullanım alanı olarak çok farklı disiplinlerdir.

Cyclocross bisikletler performans bisikletleridir ve ağırlık olarak gravel’lardan çok daha hafif olurlar. Aynakollarına baktığımızda ise konumlandırması daha yüksektir cyclocross bisikletlerin. Nedeni ise; yerden gelecek darbe olasılığını düşürmektir. Cyclocross ve yol bisikletlerini inclediğim yazıma buraya tıklyarak ulaşabilirsin!

Gravel bisikletler ise performanstan ziyade tur odaklıdır ve mtb-yol arasında kalmış kullanıcıların ihtiyaçlarına hitap edebilme kaygısını da taşır. Gravel bisikletleri performanstan uzak olarak değerlendirsekte parkurlarını ve kullanım amacını düşündüğümüzde adrenalin salgısına katkısı çok büyüktür.

Bol pedallı günler dilerim!

Sağlıkla ve sporla kal!

Bu yazımız İçerik Uzmanımız ve Ülke Bisiklet Ürünleri Eğitmenimiz Efe Subaşı tarafından yazılmıştır. Efe’nin diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.