Pandeminin etkisiyle beraber mağlum birçok koşu yarışı iptal oldu.  Özel yarış organizatörleri de yarışlar iptal olunca rotalarından yine şaşmayarak patikalarda kamplar düzenlemeye başladılar

Ben de bu koşu kamplarını takip edip katılmaya çalıştım. Çünkü bir patika koşucusu için yarışlar kadar ekiple çıktıkları patika antrenmanları da büyük bir motivasyon. Yani önümüzde bir yarış olmasa bile aynı motivasyon için biraraya gelmiş koşucular fikri çok cezbedici oldu.

Peki nasıl oluyor bu kamplar? Şimdi size Uludağ Ultra ve Bodrum Yarı Maratonunu düzenleyen organizatörlerin yani @runningacademynin  ilk katıldığım 2 günlük Uludağ Trail Koşu Kampını ve geçen hafta katıldığım Kapadokya Trail Koşu Kampını anlatacağım.

25-26 Temmuz Uludağ Trail Running

Uludağ trail koşu kampı için çadırımızla organizasyonun belirlediği kamp alanında kalabieceğimiz söylenmişti. Bunu duyunca hemen Decathlon’a gidip kolay kurulumlu bir çadır olan Quechua MH100 çadırını aldım. İyiki bu çadırı almışım çünkü kamp alanına hava karardığında ulaşabildim ve gece karanlığında kamp alanındaki diğer koşucuların da yardımıyla kafa lambamızla çadırı hemen kuruverdik. O sırada organizatörler gelip beni sımsıcak karşıladılar ve sonrasında, ertesi gün yapacağımız antrenman için uyku tulumumuma girip uyudum.

25 temmuz sabahı saat 09:00’da gerçekleşecek Uludağ zirve antrenmanımız (20km) için antrenman öncesi ısınmamızı yaptık ve hep beraber (hıza göre 3 ayrı grup olarak) koşumuza başlayıp tamamladık. Zirveye ulaştığımızda hepimiz çok mutlu olup fotoğraf çekildik.

Öğlen kamp alanında serbest zamanımız oldu ve bu zaman da doğanın içinde olduğumuz için çok keyifliydi. Akşamüstü 18:30’da da hep beraber yoga yaptık. Gece ise ateş yakıldı ve etrafında oturup koşu sohbetleri yaptık.

• 26 TEMMUZ PAZAR yani bu kısa ama keyifli kampın 2. Günü. 06:50’de kalkıp ısındık çünkü bu sefer Uludağ Ultra yarışının 30 km’lik parkuruna girip koşacaktık. Oldukça teknik olan bu parkurda geçen sene yarışırken düşmüştüm keza antrenmanda da birkaç kez kendimi yerde buldum. Eee napalım arazi koşusunun bir parçası da bu. Isınma hareketlerini hocaların eşliğinde yaptıktan sonra 07:00’de SOFTABOĞAN – KİRAZLI YAYLA- ÇOBANKAYA rotasında 20 km tamamladık. Sonrasında hepimiz çadırlarımızı toplayıp alandan ayrıldık.

1-4 Ekim Kapadokya Trail Koşu Kampı

Bu sene yarış olsaydı, 2017 yılında hazırlıksız ve uykusuz olarak katıldığım yarış olan Kapadokya Ultra 38 km kısa parkurunu koşacaktım. Ama yarış malesef pandemiden dolayı iptal edildi. Yine Running Academy’nin düzenlediği Kapadokya Trail Koşu Kampı’na bir heves başvurdum ve kendimi orada buldum. Programa göre ilk gün yani 1 Ekim perşembe gece/akşam koşu&yürüyüş vardı. Bu etkinlik için kafa lambamızı getirmemizi söylemişlerdi ama sağolsunlar olmayanları yine de düşünüp organizasyon ekibi de getirmişti.

Bu kampta büyük gün, 3 Ekim Cumartesi, Kapadokya trail 38k parkuruydu ama biz bir gün öncesi de hocaların eşliğiyle ve patikalardaki tatlı köpeklerle birlikte 18 km’lik bir rotada koştuk. Bu koşu kampı sadece koşuculara değil yürüş yapmak amaçlı gelenlere de uygun bir kamptı. Her gün koşu etkinliğine ek olarak bir de yürüyüş etkinliği oldu. Örneğin sabahki koşunun ardından, 2 Ekim Cuma Aşk Vadisi, Güvercinlik Vadisi, Zemi Vadisi rotalarında koşu&yürüyüş etkinliği de oldu. 4 Ekim Pazar ise son gündü ve elma bahçelerine doğru kasaba koşusu yaptık. Bir grup yine yürüşçü olarak ayrıldı bense 39 km’nin ardından recovery koşusu olarak tamamladım bu 8 km’lik jog koşusunu. 

Gerçekten doğanın içinde olmayı ve hareket etmeyi sevenler için çok güzel bir deneyim oluyor bu koşu/yürüyüş kampları!

Bir gün bu kamplarda ve yollarda karşılaşmak dileğiyle!

Sağlıkla ve sporla kal!

Bu yazımız değerli arkadaşımız Elif Numanoğlu tarafından yazılmış olup kendisinin izniyle yayınlanmıştır. Elif’in diğer yazıları için buraya, Instagram sayfası içinse buraya tıklayabilirsin!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.