Pandemi sonrası hepimizin bildiği gibi bir çok spor organizasyonu iptal oldu. Her sene, çeşitli bölgelerde, birçok bisikletseveri buluşturan Gran Fondo yarışları da (Amatör uzun yol bisikleti yarışları) bundan nasibini aldı. Normalleşme süreciyle beraberse, koşu, futbol ve birçok spor dalında müsabakalar tekrar ivme kazandı. Bu süreçte Türkiye’nin sosyal mesafeli ilk uluslararası bisiklet yarışı olan Gran Fondo Bursa, 30 Ağustos tarihinde, tüm tedbirler ve yükek ilgi ile gerçekleşmişti.

Geçtiğimiz haftasonu, yani 23-25 Ekim tarihinde ise Gran Fondo yarışına ve dünyanın en presjtijli dağ bisikleti yarışlarından biri olarak değerlendirilen “Uluslararası Bisiklet Federasyonu Dünya Dağ Bisikleti Maratonu Şampiyonası’na”  Sakarya Ayçiçeği Bisiklet Vadisi ev sahipliği yaptı. Bu şampiyona Türkiye’de ilk olma özelliği taşıdığı için önemi oldukça büyüktü.

23 Ekim’de sporcuların akreditasyonu ile başlayan ve Cumhurbaşkanlığı açılış töreni gibi etkinliklerle geçen bir günün yanı sıra, yarış alanında kurulu birçok stantta eğlencelerle  geçen bir program da vardı. Gelen tüm katılımcılar Cumartesi gerçekleşecek Gran Fondo ve Pazar günü gerçekleşecek büyük şampiyona için heyecanla bekleyişe geçtiler.

24 Ekim sabahı 9:30’da Gran Fondo Kısa (50km) ve Uzun (100km) yarışmacıları start aldı. Bu yarışın kısa parkurunda ben de yer aldım. O gün hava oldukça sisli ve soğuktu, yol ara ara rampalarla doluydu, otobanda sürdüğümüz için çok fazla yoldan sapma ihtimalimiz yoktu. O yüzden gidişte sisli ve soğuk bir havada sürmek çok zorlayıcı olmadı.

Dönüşte ise güneş açtı ve geldiğimiz yolu geri dönerek turu tamamladık. 100 km parkurunda yarışan sporcular bu turu iki kez yaptılar.

Bizim yarışımız tamamlandıktan sonra, gün boyu devam eden etkinlikler ve çekilişler, bisiklet hediyeleri, Sakarya yöresine ait dans gösterileri vardı. Ardından yarış startının olduğu noktadaki sahnede milli takım sporcularımızın  tek tek sahneye çıkıp duygularını ifade ettikleri lansman gerçekleşti.

Gelelim büyük güne, yani  25 Ekim’e! Düzenlenen şampiyonada yarışın başlangıç alanı olan Ayçiçeği Bisiklet Vadisinde 30 ülkeden toplam 110 sporcu start aldı. 110 profesyonel dağ bisikletçisi kıyasıya mücadele ederken, parkurun güzel bir noktası olan Dağyoncalı Köyü’nde, profesyonel spor fotoğrafçısı olan Yücel Çakıroğlu ile sporcuların ifadelerini karelere daha iyi yansıtmak için onlara ışık tutma gibi ufak görevler üstlenerek geçirdim. Parkurda yarışmacıların mücadelesine şahit olurken, bulunduğumuz köyde bisiklete binen, paten kayan ve ordan oraya koşan çocukların sporcuları merakla bekleyip ordan oraya koşan sevimli hallerine şahit olmak, meraklı sorularını cevaplamak da çok güzeldi. Son motorun geçmesiyle beraber sporcular yarışı tamamladı.

30 ülkeden yarışmacının katıldığı şampiyona, birçok medya kanalında canlı olarak yayınlandı. Zorlu mücadelede kadınlarda 35, erkeklerde ise 57 sporcu pedal çevirdi. “Elit Kadınlar” kategorisinde  İsviçreli Ramona Forchini şampiyon oldu.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı 3400_21381.jpg
Görselin orijinali için tıklayın!

“Elit Erkekler” kategorisinde ise geçen yılın şampiyonu Kolombiyalı Hector Leonardo Paez Leon birinci oldu.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Hector-Leon-e1603635306566.jpg
Görselin orijinali için tıklayın!

Gelelim teknik konulara! Gran fondo yarışında, yarış/yol bisikletlerinin kullanımı zorunlu değildi ama ben yol bisikleti kullandım. Yukarıda da değindiğim gibi kısa parkur 50 km, uzun parkursa 100 km idi. Genel kurallar olarak, yarışta Triatlon tipi gidon ve aero barlar, single-speed, fixie bisikletler, el bisikleti taşıyıcılı herhangi bir bisiklet kullanmak, kulaklık takmak yasaktı. Yarışın web sitesindeki  etkinlikler bölümünde, aşağıdaki gran fondo yarışının eğim grafiği ve rotası da bulunmaktaydı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image.png

Ben de yarış öncesi parkurun eğimini internetten inceledim. Yarış sonuçlarında, tasnif yaş gruplarına göre yapıldı. 50 km parkurunda katılımcılar çoğunluktaydı. Uzun parkur olan 100 km parkuruna katılan kadın katılımcı ise sadece 1 kişiydi. Koşuda da olduğu gibi bisiklet sporunda da mesafe arttıkça kadın sporcu oranı azalıyor.

2020 Dünya Dağ Bisikleti Maraton Şampiyonasında ise teknik konular bizimkinden haliyle farklıydı. Bu bir dağ bisikleti şampiyonasıydı ve haliyle bizim gibi düz otoban bir yolda değil bolca yokuşlu ve teknik patikalarda mücadele ettiler. Pazar günü erkekler 110 km uzunluğundaki parkurda 12:00’da start alırken, kadınlar ise 81 km uzunluğundaki parkurda yarışmak için 12:30’da start aldılar.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı UCI-FINISH-1024x559.jpg

Yarış öncesinde ve sırasında nasıl beslendim?

Yarışlardan önce genelde sabahları bir şeyler yiyemiyorum. O yüzden kahvaltıyı kahveyle geçiştirdim. Ama bunun çok sağlıklı olmadığını belirtmem gerekiyor. O yüzden siz siz olun, yarış veya antrenman olsun, performans öncesi hafif, sağlıklı karbonhidrat odaklı bir öğün yiyin. Yarış  sırasında yaklaşık 23. km’lerde Decathlon’dan aldığım kahve aromalı sis jeli kullandım. Bir jel ve dönüşten yaklaşık 1 km sonra gördüğüm cp’den (check point) su içerek yarışıma devam edip sağlıklı bir şekilde tamamladım.

Bu fotoğraf Yücel Çakıroğlu tarafından çekilmiş olup, izniyle yayınlanmıştır.

Bu arada; cp aralıkları yeterliydi ve gönüllü görevliler sporcunun rahatça alabileceği mesafeden su ikram ettiler.

Ülkemizde düzenlenen bu uluslararası bisiklet yarışında 6 kadın ve 6 erkek olmak üzere 12 milli sporcumuz yarıştı. Uluslararası bir şampiyonaya ev sahipliği yapan Sakarya ve özellikle yarışın gerçekleştiği nokta olan Ayçiçeği Bisiklet Vadisi bu güzel organizasyonla burada daha birçok spor etkinliklerinin gerçekleşeceği sinyalini biz sporculara verdi bile!

Bir başka yarış yazımda görüşmek dileğiyle!

Sağlıkla ve sporla kalın!

Bu yazımız değerli arkadaşımız Elif Numanoğlu tarafından yazılmış olup kendisinin izniyle yayınlanmıştır. Elif’in diğer yazıları için buraya, Instagram sayfası içinse buraya tıklayabilirsin!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.