Tarihle iç içe bir yarış deneyimlemek isteyenler için eşsiz bir yarış olan Tahtalı Run to Sky yarışı, olimpiyatların ilk meşalesinin yandığı bölgede, Chimera’da, kayalardan çıkan ateşin üstünde koşarak, yukarılara çıktıkça denizin eşsiz manzarasına bakıp rahatlayarak geçen, tarihle içiçe hissettiğimiz zorlu bir yarış oldu.

Yarış Chimera Run, Tahtalı Run to Sky ve Berg to Sky olmak üzere 3 etaptan oluşuyordu. Ben Chimera Run parkurunda, 28.80 km uzunluğunda bir patikada koştum. Bu parkur Çıralı sahilden başlayıp Yanartaş, Ulupınar, Maden koyu ve Boncuk koyunu takiben sürdü ve Çıralı’da sona erdi. İrtifa kazanımı 1000 metreydi. Koşarken patikaların içindeki tarihi Likya yolu işaretlerini ve Beydağları yürüyüş yolları işaretlerini takip ettik.

Fotoğraf: Barış Gider

Diğer parkurlardaki duruma bakacak olursa; zirvede biten Tahtalı Run to Sky yarışı tıpkı diğer kategoriler gibi  aynı yerden yani deniz seviyesinden başladı ve 2365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı zirvesinde sona erdi. Bu parkur zirveye tırmanışı hedefleyen oldukça zor bir parkurdu. Rotası, Likya Yolu patikalarını takiben hazırlanmış, oldukça zorlayıcı bir yarıştı. Bu yarışın ilk cp’sine kadar (check point) olan kısmı Chimera Run parkurundaki sporcuların koştukları aynı rotaydı. Chimera Run etabı koşucuları yarışa 10 dakika daha sonra dahil olsalar dahi, parkurun ilk 10 km’lik kısmında Chimera’cılarla Tahtalı Run to Sky’cılar koşarken biraraya geldiler ama ilk cp’den sonra benim yarıştığım parkur sola yani asfalt bir yola kıvrılırken diğer parkur yarışmacıları sağdan zirveye doğru yol aldılar.

Fotoğraf: Barış Gider

Berg Sky etabıysa 58.8 K uzunluğunda ve 3800 metre irtifa kazancıyla ultracılar için düzenlenmiş zorlayıcı bir yarıştı. Bu yarışın isminin nereden geldiğini de yarışın web sitesinde verilen detaylı bilgiler arasında gördüm. Yarış, hayatını dağlara adamış organizasyon ekibinin daimi üyesi olan ve genç yaşta geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Berk Ük adına onu ölümsüzleştirmek için böyle isimlendirilmiş. Çıralı sahilde 0 metre irtifada başlayan bu parkur da Olympos Teleferik Alt istasyonda sona erdi.

Genel olarak toparlamak gerekirse, yarış Çıralı’da merkezi bir yerde başlıyordu. Sporcular için bulunması kolay bir noktaya kayıt masaları kurulmuştu ve yarıştan 1 gün önce pandemiden dolayı ateşimiz ölçülerek, kendi şahsi kalemimizle feragatnamemizi imzalayıp çipimizi aldık.

Bu yarışa patika koşularında ve ultra maratonlarda tanınan çok başarılı sporcular gelmişti ve onlar yarışın birincileri arasında yine yerlerini aldılar.  Berg Sky Race 1. liğini Ultra maraton koşucusu olan Elena Polyakova alırken, 27 km’lik Tahtalı Run to Sky yarışının 1.liğini Ultra maraton koşucusu Alper Dalkılıç elde etti. Yarışın detaylı sonuçlarına yarışın resmi web sitesinden bakabilirsiniz.

Berg Sky yarışı, Chimera ve Tahtalı parkurundan daha erken,  06:00’da başladı. Çünkü onların gidecek çok yolları vardı. 07:00’de Tahtalı Run to Sky ve 07:10’da da benim yarıştığım parkur olam Chimera Run yarışı start aldı. Erken olmasına rağmen hava oldukça iyiydi. Kaldığım yer yarış alanına 800 metre uzaklıktaydı ve alana ısınma koşusu yaparak gittim.

Gelelim yarışın aslında en kritik önemini taşıyan gönüllülerine ve ekiptekilere 🙂 Organizasyonda yer alan tüm gönüllüler oldukça yardımseverdi ve istasyonlar, cp geçişleri yarıştığım parkurda oldukça iyiydi. Pandemi sürecinde olduğumuz için besinlerimiz şeffaf bir poşetin içinde verildi. Yarış kayıt alanında Koşturco standı bulunuyordu ve eğer gerekli malzemelerinizden eksikleriniz varsa temin edebiliyordunuz.

Yarıştığım parkur inişli çıkışlı değişik bir parkurdu. Yarışın 24-25. km’lerinde parkurda yalnız kaldım ve hep işaretlemeleri takip ettim. Yerlerdeki kırmızı beyaz Likya Yolu işaretlerini takiben yükseklere çıkarken sol taraftaki deniz manzarasına içim gitti çünkü yarış anında yüzmek istedim. Ama ne mümkün, duş bile alamadan Antalya Belek’te düzenlenen ve bir sonraki yazımda bahsedeceğim Ironman 70.3 yarışına gittim. Kayıt için bu sene takım olarak yer alacağım ekip arkadaşlarımı bekletmek istemedim. Bu konuyu diğer yazımda detaylandıracağım!

Patika yarışlarında, kolumdaki saate rota da yüklesem, dikkatli de gitsem, önden giden hızlı gruba takılınca kaybolma ihtimalimin arttığını fark ettim bu yarışta. Önden giden bir grupla onları takip ederken 8. km’lerde sanırım Ulupınar kısmına gelmeden kaybolduk ve yaklaşık 15 dk kaybettik. Geri dönüp yolu bulduğumuzda eski tempomda değildim ve zaten ertesi günü başka bir yarışta Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı temsilen koşacağım için risk almadan orta tempoda koşmaya başladım. Bir hedefim olmadan sadece sağlıkla bitirme yolunda yarışa devam ettim. Ama yine de güzel bir sonuç elde ettiğime inanıyorum. Genel kadınlar dördüncüsü, 40 yaş altı yaş grubu birincisi olmuşum. Anı madalyamızı yarışı bitirir bitirmez alırken, akşam düzenlenen ödül törenine kalıp kupamı alamadım ama daha sonra İstanbul’da kupama kavuştum.

Bir sonrak yazımda görüşmek dileğiyle!

Sağlıkla ve sporla kal!

Bu yazımız değerli arkadaşımız Elif Numanoğlu tarafından yazılmış olup kendisinin izniyle yayınlanmıştır. Elif’in diğer yazıları için buraya, Instagram sayfası içinse buraya tıklayabilirsin!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.