Hiking ve trekking, genellikle aynı spor dalı olarak algılanıyor ve sıklıkla birbiri yerine de kullanılabiliyor. Aslında bir anlam karmaşasından kaynaklanan bu problemin temelinde, İngilizcede iki farklı adla anılan bu spor dallarının, Türkçede doğa yürüyüşü olarak bilinmesi yatıyor. Tam kelime karşılığı olarak hiking yürümek, dolaşmak anlamına gelirken trekking ise gitmek, göç etmek gibi ifadeleri karşılıyor. 

Outdoor sporlarının en fazla tercih edilenleri arasında yer alan hiking ve trekking, elbette doğa yürüyüşü esasına dayanıyor ama seçilen rotadan geçirilen süreye, kullanılan ekipmandan konaklamaya uzanan noktalarda bazı temel farklar barındırıyor. 

Rota Seçimi

Hiking, daha çok hafta sonunu değerlendirmek ve şehirden uzak bir gün geçirmek isteyenlere hitap ediyor. Doğal güzellikleriyle ön plana çıkan tepelerden, ormanlardan, ören yerlerinden ya da vadilerden oluşan hiking rotalarında, bu doğal güzelliklere şahit olmak en az spor yapmak kadar önem taşıyor. Ayrıca hiking rotalarını oluşturan patikalar hatta bu patikaların başlangıç ve bitiş noktaları, genellikle önceden belirlenmiş ve çoğunlukla farklı gruplar tarafından defalarca deneyimlenmiş oluyor.

Trekking ise şehir hayatını biraz daha gerilerde bırakan ve yönünü, deyim yerindeyse doğanın kalbine çeviren rotalardan oluşuyor. Önceden belirlenmiş rotalar, trekking sporunda da yine tercih edilebiliyor ancak yeni patikalar keşfetmek, doğanın zorlu şartlarına rağmen ilerlemeye devam etmek ve belirli bir süre doğada kalmak bu yol haritalarının esas amacını oluşturuyor.

Konaklama

Hiking ve trekking arasındaki en temel farkı oluşturan konaklama, birinde keyfi olarak tercih edilebilecek iken diğerinde bir zorunluluğa dönüşüyor. Daha çok günübirlik yürüyüşleri kapsayan hiking’de, seçilen rota ya da öngörülen parkur tamamlandıktan sonra eve dönülüyor ve istenirse programa ertesi gün kalınan yerden devam edilebiliyor. Hiking esnasında asla konaklama yapılamaz diye bir kural elbette yok, ancak bu daha çok hiking & camping olarak anılan keyfi bir aktivite olarak görülüyor.

Bir anlamda konar göçer hayatı simgeleyen trekking’de ise konaklamak, yani geceyi çadırda geçirmek ve rotaya ertesi gün devam etmek ise keyiften ziyade zorunluluk. Çünkü trekking, yürümek kadar doğada vakit geçirmek amacı da taşıyor ve hiking’e göre çok daha uzun rotalarla şekillendiriliyor.

Kullanılan Ekipman

Hiking ve trekking birbirinden farklı olsalar da aralarında kesin ve kalın çizgiler olmadığı ve ikisi de doğada yürümek esasına dayandığı için temel ekipman kullanımında birleşiyor. Ne de olsa doğadasın, her istediğine anında ulaşamazsın ve karşılaştığın her sorunu bir şekilde çözmek zorundasın. Ayakkabı, sırt çantası, temel ilk yardım kiti, kamp bıçağı, kafa lambası gibi ekipmanlar yürüyüşün daha konforlu ve güvenli geçmesini sağlıyor. Bunların yanı sıra yolda geçirilecek süreye yetecek kadar gıda ve su, mevsime uygun yedekli kıyafet, plastik torba gibi ihtiyaçların da unutulmaması gerekiyor. 

Trekking’de ise bu ekipmanlara çadır, uyku tulumu, mat gibi konaklama gereksinimleri de ekleniyor. Parkurun zorluk ve bilinirlik derecesine göre navigasyon cihazı, harita, pusula ve benzeri ekipmanlar da trekking’de önemli rol oynuyor.

Bazı Önemli Noktalar

  • Özellikle yeni başlayanlar için ön araştırma yapmak, mümkünse daha önceden hiking ya da trekking deneyimi olan biriyle yola çıkmak iyi olacaktır.
  • Hava durumunu kontrol etmek ve yağış, rüzgar, ısınma-soğuma gibi sürprizlere uygun kıyafetler tercih etmek gerekir.
  • Özellikle trekking’de bel ağrısına ve ayaklarda oluşacak su toplamalarına karşı hazırlıklı olmak ve ilk yardım kitini buna göre düzenlemek gerekir.

Hiking ve trekking sporlarının farklarını incelediğimiz video içeriklerimizin ilki için buraya, ikincisi içinse buraya tıklayabilirsin!

Doğa yürüyüşlerini konforlu ve güvenli hale getirecek bütün aksesuar ve ekipmanlar Decathlon’da seni bekliyor. 

Sağlıkla ve sporla kal!