UCI (Uluslararası Bisiklet Federasyonu)’nin her sene düzenlediği dağ bisikleti dünya şampiyonası bu sene yine efsane isimlerle, Avrupa’nın efsane bölgelerinde, pandemiye rağmen büyük bir heyecanla gerçekleşti. Bu sene bizim için apayrı bir anlam taşıyordu. Çünkü start noktasında iki milli sporcumuz vardı: Serdar Anıl Depe ve Kadir Kelleci!

Şampiyona sonrası genç sporcumuz Serdar Anıl Depe ile yarışmanın kritiği niteliğinde bir röportaj gerçekleştirdik. Vaktini ayırdığı ve samimi cevapları için öncelikle kendisine çok teşekkür ederiz. İstersen sözü daha fazla uzatmadan Serdar Anıl Depe ile keyifli röportajımıza geçelim.


UCI’nin Albstadt’da düzenlediği XCO organizasyonuna dair sorulara direkt girmektense öncesinde Serdar Anıl Depe’yi tanıyabilir miyiz?

23 yaşındayım. Antalya’da Üniversite öğrencisiyim. 2014 yılından beri milli takım düzeyinde yarışmaya devam ediyorum.

Çocukluğumdan itibaren değişik sporlarla uğraştım. Basketbol, Futbol, Yüzme, Tenis gibi. Kısacası birçok spor branşını denedim. Neredeyse kendimi bildim bileli amatör bir şekilde spor ile uğraşıyorum zaten. Ailem spor konusunda her zaman, kardeşim ve benim yanımda oldular. Buna üniversite veya lise sınavları gibi öğrenciler için önemli dönemler bile dahil. Tabii lise dönemine kadar kolay oluyordu hem eğitimi hem sporu beraber götürmek. Ancak üniversiteye başlayınca işler zorlaştı.

serdar anıl depe

Düzenli olarak bisiklet sürmeye 2010 yılında baba-oğul aktivitesi olsun diye bana alınan bisiklet ile başladım. Aktif olarak kulüpler arası ve okullar arası basketbol oynadığım bir dönemdi. 2012 yılında basketbol oynamayı bırakıp bisikleti spor olarak yapmaya karar verdim. Mtb haricinde genç ve yıldız kategorilerinde yol bisikletini denedim ancak bana pek eğlenceli gelmemişti. Elit kategoride de bu seneye kadar yol yarışlarına sadece antrenman amaçlı katılıyordum.

Bu sene Salcano-Sakarya takımına dahil oldum. Geçen seneye kadar MTB branşında da aktif olan takımım, bu sene sadece yol bisikleti odaklı. Ancak, ben yinede takımım adına MTB yarışlarına katılmaktayım.

O zaman röportajımızın ana konusu olan UCI XCO 2021’e gelelim! Ülkemizi temsil ettiğin ilk büyük organizasyondu. Hazırlanma aşamalarınızı mental ve fiziksel olarak nasıl geçirdin?

Evet sezonun ilk büyük yarışı oldu Albstadt. Açıkcası istediğim gibi bir hazırlık süreci geçiremedim. Antremanlarım gayet iyi geçti ancak bu sporun içinde olan herkesin bildiği gibi, yarışlar sporcuların form durumunu gösteren önemli organizasyonlardır. Sezon başında doğru bir yarış planlaması yapamadığım için pek hazırlıklı değildim.

serdar anıl depe

Tabii ki, pandemi sebebi ile yıllardır alışık olduğum yurtdışı faaliyetlerini de gerçekleştiremeyince kendimi mental olarakta dezavantajlı hissettim. Sonuçta bu sporun merkezi Avrupa ve orada ne kadar çok zaman geçirilirse XCO sporcuları için o kadar iyi.

Şampiyonada sizden yaşça hayli büyük efsane isimler vardı. Nino Schurter, Avancini, kadınlarda Jolanda Neff gibi.. Belkide bu isimler idolleriniz. Bu isimlerle aynı çizgide start almak nasıl bir his?

Yukarıda belirttiğim gibi, pandemiden önce sezonun önemli kısımlarında genelde Avrupa’da bulunduğumdan dolayı benim için ekstra heyecan yaratmayan rakipler olarak görüyordum saydığın isimleri. Ancak pandemi süreci ve sonrasında saydığın isimler ve daha bir çok sporcu gözümde çok güçlü göründü. Ancak eski rutinlerime geri dönünce her şey normale dönecektir.

Peki kendine idol olarak belirlediğiniz bir isim/isimler var mı XCO dünyasında? Varsa neden o isim/isimler?

XCO dünyasında kendime idol olarak belirlediğim bir isim yok. Ama benim gibi XCO sporcularının boy ortalamasından uzun olan sporcuları dikkatle takip ediyorum. Parkurda özellikle dar dönüşleri ve inişlerde kullandıkları çizgileri analiz ediyorum.

serdar anıl depe

“Çamur güzelleştirir” mottosundan hareketle Albstadt’daki parkuru değerlendirir misin? Bu parkurda koşulacak bir yarış için antrenmanlar nasıl şekillendirilmeli?

Albstadt parkuru diğer WC, HC kategori bir çok parkura kıyasla teknik olarak basit bir parkur. Bu parkurda diğer parkurlara kıyasla daha az patlayıcı kuvvet ve anaerobik kapasiteye ihtiyaç duyuluyor. Yokuşların dik ve uzun olmasından dolayı zayıf olmak bir avantaj. Genel itibari ile çoğu XCO parkurunun ihtiyaç duyduğu antremanlara ek olarak; yüksek aerobik seviyelerinde intervaller yapıp, kısa dinlenme süreleri içeren bir program ile hazırlanılabilinir.

Yarış sırasında sizi en çok zorlayan şey ne oldu? Veya antrenman sürecinde bir şeyi yanlış ya da eksik yaptığını düşündün mü yarışırken?

Yarış içinde beni en çok zorlayan şey son sıradan start almam oldu. Zaten eksiklerim olduğunu bilerek yarışa gittim ancak bu düşünceleri yarışta aklıma getirmedim.

Bu şampiyonadan kendin için önemli notlar aldın mı? Gelecek yarışların, antrenmanların, hedeflerin için…

Her yarış sonrası yaptığım bir şey yarış hakkında not almak. Eksikliklerimi antrenörüm ile konuştuk ve onları gidermek için gereken şeyleri elimizden geldiğince düzeltmeye çalışıyoruz.

serdar anıl depe

Yarış sırasında bazı metriklerini merak etmiyor değilim. Ortalama hızın, ortalama ve maksimum nabzın, uyguladığın watt, rakamlarını bizimle paylaşır mısınız?

%80 kuralından dolayı uzun süreler parkurda kalamadım. Ancak sayılar şu şekilde;

  • Ort. hız: 14.7
  • Ort. nabız: 165
  • Max. nabız: 176
  • Np: 330
  • Ort. watt: 272

Son olarak; yarış dereceni ve puanlamaya etkisini sormak istiyorum.

141. bitirdim. WC bitiren herkes 3 puan alıyor.

serdar anıl depe

Bonus soru;

Uluslararası bisiklet yarışlarında daha dominant bir ülke olmamız için ivedi şekilde yapmamız gerekenler sence nelerdir?

Birinci kısım kısım yönetim kısmı ile ilgili. Öncelikle federasyonumuzun işini bilen milli takım antrenörlerine ve menajerlere ihtiyacı var. Bunu eleştirmek anlamında söylemiyorum. Tüm hocalarımız ellerinden geleni yapıyor ancak, bir yerlere gelmek istiyorsak bunu dünyada en iyi şekilde yapan ülkelere bakmalıyız. İsviçre, Fransa, İtalya, Almanya gibi. Bu ülkelerden gelen antrenörlere ve menajerlere ihtiyacımız var. Sadece gelmeleri de yetmiyor, tam yetkiye veya desteğe ihtiyaçları olacak. Gelse de yarış, antrenman kampı önerisi reddedilirse gelmesinin anlamı yok. Bazı etkinliklere sadece tecrübe kazanmak ve antrenman yapmak için katılınabilinir. Her yarışta derece almak zorunda değiliz ve bu bizim için imkansız. 

İkinci kısım ise sporcu kısmı. Benim gibi pek çok milli sporcu arkadaşım öğrenci veya yeni mezun. Çok azı bu spordan takımlar tarafından maaş alabiliyor ve geçinebiliyor. Sporumuzda sponsorluk desteği neredeyse sıfır. Sporcuların gelecek kaygısı, ekonomik sıkıntıları antrenmanlarını ve dinlenme süreçlerini olumsuz etkilemekte. Bundan dolayı pek çok arkadaşımız sporu bırakmak zorunda kaldı ya da bıraktırıldı. Bu problemin önüne geçmek için Avrupa’da uygulanan spor desteği sistemi hayata geçirilebilir. Ana hatları ile sistem şu şekilde işliyor: Federasyon veya özel komiteler tarafından başarısına göre seçilen sporcular, spor yaptıkları sürece asker veya polis oluyorlar ve idare izinli sayılıyorlar. Kış aylarında kısa süreliğine temel eğitimlere katılıyorlar. Yılın geri kalanında sporlarına devam ediyorlar. Böylece başarılı sporcular düzenli maaş alıyor ve spor sonrası dilerlerse asker veya polis olarak kalabiliyor.

Değerli vaktini ayırıp röportaj teklifimizi kabul ettiğin için tekrar teşekkür ederiz Serdar! Başarılarının ve spor hayatının daimi olması bizim için çok önemli. Umarım bonus sorumuza verdiğin cevapta bahsettiğin aksiyon planlarının hepsinin ülkemizde gerçekleştiğini görebiliriz.

Harika bir sezon diliyoruz sana!

Sağlıkla ve sporla kal!

Serdar Anıl Depe’nin resmi Instagram hesabını takip etmek istersen hemen buraya tıkla!

serdar anıl depe

Bu röportaj Decathlon Blog & Newsletter sorumlumuz ve ülke bisiklet ürünleri eğitmenimiz Efe Subaşı tarafından gerçekleştirilmiştir. Efe’nin diğer yazılarını ve röportajlarını okumak için buraya tıklayın!