Tenis

Tenis, bilinen en eski spor türlerinden biri ve ister inanın ister inanmayın, geçmişi 12. yüzyıla dek gidiyor. Hatta tarihin ilk tenis oyuncusunun kim olduğunu bile biliyoruz: Kral X. Louis. Fransız aristokratlarının icat ettiği tenis, ilk başlarda bir topa avuç içiyle vurarak oynanıyor. Bu esnada, izleyen seyirciler de “tenetz!” (yakala) diye tezahürat yapıyor. Bu sözcük, zaman içinde bozularak “tennis” sözcüğüne dönüşüyor. 16. yüzyılda ise, ilk defa raketlerle oynanmaya başlanıyor. (Evet, oyuna bir raket katmayı akıl etmeleri yaklaşık dört yüz yıl sürüyor.) Modern tenisin kuralları ise, 1865 yılında bu sporu çok seven İngiltere Kralı VIII. Henry tarafından belirleniyor. Tenisin tarihin her döneminde “seçkin” bir spor olarak algılanması da bu yüzden, çünkü neredeyse sekiz yüz yıl boyunca sadece asiller tarafından oynanıyor. Günümüzde ise dünyanın her köşesinden sporcunun ilgisini çekiyor ve sayısız tenis turnuvaları düzenleniyor. Peki, tenis nasıl oynanıyor? Tenisin kuralları neler? Tenis ile ilgili merak ettiğiniz her şeye yanıt veriyoruz.

Tenis Kortu Özellikleri

Tenis oynamak için ihtiyaç olan ilk şey, elbette bir kort. Tenis kortları dikdörtgen şeklinde ve 23,7 metre uzunluğunda, 10,97 metre genişliğinde oluyor. Kortun ortasında ise, 1,07 metre yüksekliğinde bir file bulunuyor. Tüm bunların boyutları standart olsa da, zeminin yüzeyinde kullanılan malzeme değişkenlik gösteriyor. Hatta bu açıdan, tenis kortları toprak zemin – çim zemin – sert zemin – halı zemin ve sentetik zemin olmak üzere beşe ayrılıyor. Sanıldığından daha önemli bir ayrım bu, çünkü her zemin topun hızını ve sekme açısını etkiliyor. Nitekim tenis oyuncularının performansı da, zeminden zemine değişkenlik gösteriyor. Örneğin toprak zeminler, topun normalden daha düşük hızda hareket etmesine neden oluyor. Bu durum, daha sert ve daha yukarıda vuruşlar yapılmasını gerektiriyor. Çim kortlarda ise tam tersi bir durum söz konusu, kısa ve yumuşak vuruşlar yapılması gerekiyor. Hatta çimlerin en son ne zaman biçildiği dahi bir oyuncunun performansını etkileyebiliyor.

tennis_kid_bcn_2014_g78q8915

Tenis Kuralları

Tenis, en az iki kişiyle oynanan bir spor ve amaç, bilindiği üzere tenis topunu rakip oyuncunun sahasının zeminine değdirmek oluyor. Her zemin teması belli bir puan kazandırıyor ve oyunun sonunda en çok puan alan taraf kazanıyor. Oyuncunun ustalığı, zaten burada ortaya çıkıyor. Topa hangi açıyla ve ne hızda vurduğu, topun sahanın neresine ineceğini belirliyor – usta bir oyuncu, tenis topunu istediği yere gönderebiliyor ve kendisine karşı yapılan tüm atışları da karşılayabiliyor.

Servis

Bir tenis maçı, servis ile başlıyor. Servis, bir oyuncunun topu havaya attıktan sonra raketle vurarak karşı sahaya göndermesi anlamına geliyor. Overarm veya underarm şeklinde kullanılabiliyor. Servis atmanın belli bir yöntemi var: önce raket ile top birbirine paralel şekilde tutuluyor. Her ikisi birbirinden eş zamanlı olarak ayrılırken, top iki kol boyu yukarıya atılıyor ve omuzdan kuvvet alınarak vuruluyor. Servis atıldıktan sonra topun rakibin sahasının solundaki servis alanına değmesi gerekiyor. Eğer top bu alan dışında kalan bir yere düşerse veya filelere takılırsa, “hatalı servis” anonsu yapılıyor ve atış tekrarlanıyor. Üst üste iki kez hatalı servis kullanılırsa da, kullanan taraf bir puan kaybetmiş sayılıyor.

tennis_andreu_bcn_2014_g78q7369

Vuruş Çeşitleri

Topu atarken veya karşılarken raketle yapılan vuruşların her birinin ayrı bir adı var; bunların en bilinenleri ise backhand (el arkası) ve forehand (el önü) vuruşları. Backhand, sağ ellerini kullanan oyuncuların top sol taraflarındayken yaptıkları vuruşa deniyor. (Sol elini kullanan sporcular ise tam tersi geçerli.) Forehand vuruş ise, sağ elini kullanan oyuncuların top yine sağ taraflarındayken yaptıkları vuruşun ismi. (Sol elini kullanan oyuncular için de aynısı geçerli.)

Puanlama Sistemi

Bir tenis maçında; dört sayı alan taraf oyunu, altı oyunu kazanan taraf seti, üç setin ikisini kazanan taraf da maçı kazanmış sayılıyor. Sayı almak için, topun rakibin sahasında birden fazla kez sekmesi veya rakibin topa vuramaması gerekiyor. Rakip topa vursa dahi top dışarı giderse veya fileye takılıp kendi sahasına düşerse, puan kaybediyor. Puanlama sistemi biraz değişik, 15 – 30 – 40 ve oyun puanı şeklinde artıyor. Bu noktada, daha rahat anlaşılması için bir tablo verelim:

Teniste Puanlama Sistemi
·         Rakip topa vurmadan, top bir defadan daha fazla sekerse
Rakip topa vuramaz ise
·         Rakip topa vursa dahi topu dışarı atarsa
Rakip topa vursa dahi top fileye takılır ve kendi sahasına düşerse
·         Rakip topa vurduktan sonra (topu rakibin sahasına geçse dahi), rakibin raketi fileyi geçer ise
Rakip topa vururken (topu rakip sahaya gönderse dahi), top rakibin raketine bir kereden fazla değer ya da vücuduna değer ise.

tennis_balle_bcn_2014_g78q7749

Bu ihlallerin her biri, bir puan kaybettiriyor. Altı puana ilk ulaşan taraf, seti kazanmış oluyor. Bu şekilde 40 puana ulaşan taraf maçı kazanamadan diğer taraf da 40 puan yaparsa, “beraberlik” (deuce) gerçekleşiyor. Bu durumda, ilk puanı alan taraf bir avantaj kazanıyor ve bu avantajını başka bir puan daha alarak devam ettirirse (yani beraberlikten sonra üst üste iki puan alırsa) oyunu kazanıyor. Maçlar üç veya beş setlik olacak şekilde düzenleniyor. Üç setlik olanlarda iki seti, beş setlik olanlarda ise üç seti alan oyuncu karşılaşmayı kazanıyor. Bir seti kazanmak içinse, en az altı oyunu yine en az iki farkla kazanmak gerekiyor. Eğer beraberlik oluşursa, taraflardan biri fark yapana kadar set uzatılıyor. Eğer bir set 6-6 şeklinde sonuçlanmışsa, “tie-break” kuralı devreye giriyor ve beraberliği ilk bozan taraf maçı kazanıyor.

Bir Cevap Yazın